Hızlı Giriş:
Merhaba! (GirişKayıt)
Zaman: 02-12-2008, 03:28 PM


Cevap Gönder  Konu Gönder 
Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi
Yazar Mesaj
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #11
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Bugünkü Tevrat ve İnciller
Sual: Bugünkü Tevrat ve İnciller hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
İyice tetkik edilirse, Tevrat ve İncillerde mevcut olan yazıların üç membadan geldiği kolayca görülür:
1- Bunların bir kısmı Allah kelamı olabilir.
2- İkinci kısımda yazılı olan sözler Peygamberler tarafından söylenilmiş olabilir.
3- Üçüncü kısımdaki sözlerin bir kısmı İsa aleyhisselamın havarileri tarafından bir kısmı bazı tarihçilerin rivayetlerinden, bir kısmı ise, kimin tarafından ve niçin söylendiği bilinmeyen rivayetlerden ibarettir. Bugün elde bulunan Kitab-ı mukaddesin büyük bir kısmında, kim tarafından söylenildiği bilinmeyen, fakat muhakkak insan sözü olduğu hemen anlaşılan sözler çoktur. Bunları Allah kelamı olarak kabul etmek imkansızdır.

İçinde bir kısım Allah kelamı, bir kısım Peygamber sözü, fakat büyük bir kısmı insanların muhtelif rivayetleri bulunan bir kitap Allah kelamı olarak kabul edilemez. Hele (insan sözü) olan kısımlarında türlü türlü yanlışlıklar bulunması, aynı hususu anlatanların birbirinden çok farklı ifadeleri, verilen rakamların birbirini tutmayışı bugünkü Tevrat ve İncillerin tamamen bir insan eseri olduğunu açıkça ispat etmektedir. Bugünkü İncillerin Allahü teâlânın kelamı mı, yoksa insan eseri mi olduğu hakkında Hıristiyan din ve fen adamları ne diyorlar?

Moody İncil Enstitüsü’nden Dr. Graham Scroggie, İncil Allah kelamı mı? adlı kitabında diyor ki:
(Kitab-ı mukaddes insan eseridir. Bazı kimseler, neden olduğunu anlamadığım sebeplerden ötürü, bunu inkâr etmektedir. Kitab-ı mukaddes, insanların dimağında teşekkül etmiş, insanlar tarafından, insan dili ile insan eli ile yazılmış ve tamamen insan karakteri taşıyan bir eserdir.) [S.17]

Hıristiyan din adamı olan Kenneth Cragg ise şöyle diyor:
(Kitab-ı mukaddesin Ahd-i Cedid kısmı, Allah sözü değildir. Burada doğrudan doğruya insanların anlattıkları hikayeler ve herhangi bir işin nasıl yapıldığını gören insanların görgü şahitliği vardır. Sırf insan sözü olan bu kısımlar, kilise tarafından insanlara Allahü teâlânın kelamı gibi nakledilmektedir.)

Teolog Prof. Geyser:
(Kitab-ı mukaddes Allah kelamı değildir. Ama, buna rağmen kutsal bir kitaptır) diyor.

Demek ki, bugünkü Kitab-ı mukaddes hakkında, Batılı ilim adamları ile birlikte vereceğimiz karar şudur: Kitab-ı mukaddes, Allah kelamı değildir. Allah kelamı olan hakiki Tevrat ve İncil, bugün tamamen başka bir kitap haline dönüşmüştür. Bugünkü İncillerde Allah kelamı olması düşünülebilen sözler yanında, başkaları tarafından ilave edilen birçok sözler, tahminler ve hikayeler vardır.
İncillerin hepsi Allah kelamı olsa bile, Kur’an-ı kerimde olduğu gibi, bir medeni hukuk, bir ceza hukuku yoktur. İncillerle bir muhtarlık bile idare edilemez.

İkinci husus, İnciller Allah kelamı bile olsa, artık onlar nesh edilmiştir. Âdem aleyhisselama, Nuh aleyhisselama inen kitapların aslı bulunsa bile onlarla amel edilemez, çünkü onlar yürürlükten kaldırılmıştır. Allahü teâlâ kaldırmıştır. Onun en son gönderdiği din ile amel etmek gerekir. Öyle olmasa idi, Allah bir tek kitap gönderir, bütün peygamberlere bununla amel edin derdi. İman edilecek hususlar bütün dinlerde aynı olduğu gibi amel edilecek hususlar da aynı olurdu. Hıristiyanlığı nesh etmese idi, Müslümanlığı göndermezdi.





03-03-2008 02:17 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #12
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Joseph Barnabas kimdir
Sual: Barnabas kimdir?
CEVAP
İsa aleyhisselama ilk inananlardandır. Kıbrıs'ta doğdu. Önceleri Yahudi dininde idi. İsa aleyhisselamı görünce iman etti. İsa aleyhisselama inandığı ve çok sevdiği için, Havariler ona "Barnabas" ismini verdiler. “Barnabas” lakabı, nasihat verici, iyiliğe teşvik edici anlamına gelmektedir.
Fransızlar Saint Barnabe derler ve 11 Haziranda yortusunu yaparlar.

Bolüs adındaki bir Yahudi, İsa aleyhisselamın dinine inanmış görünüp Barnabas'a yanaştı. Yıkıcı fikirlerini aşılamak için, kendisi ile senelerce arkadaşlık etti. Kandıramayacağını anlayınca, düşmanlığını açığa vurdu. İsa aleyhisselamdan sonra Bolüs'ün ilk işi, hakiki İncili yok ettirmek oldu. İsa, Allah'ın oğludur, dedi. Şarabı ve domuzu helal etti. Barnabas bu yalanlara aldanmadı. İsa aleyhisselamdan gördüklerini ve işittiklerini doğru olarak yazdı. Bu durumda İseviler ikiye ayrıldı.
Bolüsçüler (Pavlosçular), Avrupa krallarını elde edip, kuvvetlendiler. Barnabas tarafını tutanlar ise çoğaldı. Bunlardan Antakya piskoposu Lucian, teslise inanmadığı için 312'de öldürüldü. Barnabas'ın yolunda olanlar İsa aleyhisselam insandır, Ona tapılmaz diyorlardı. Mücadele senelerce devam etti. Lucian'ın talebesi Libyalı Aryüs de Barnabas gibi; İsa insandır, Ona tapılmaz dediği için İznik toplantısında aforoz edildi. Barnabas İncilinin yok edilmesine ve bu İncili okuyanların öldürülmelerine karar verildi. Aryüsçüler yok edilmeye başlandı. Roma İmparatoru Büyük Kostantin pişman olup Aryüs'ü İstanbul'a davet ettiyse de gelirken öldürüldü.

Barnabas'ın yazdığı İncil, miladın 325. senesine kadar İskenderiye kiliselerinde okunuyordu. Papa Beşinci Sixtus,1585-1590 arasındaki papalık zamanında, bunu İbranice’den İtalyanca’ya tercüme ettirdi. Prusya kralının müşaviri J.F. Cramer, bunu bulup 1713'te Osmanlılarla yaptığı muharebeleri ile meşhur olan kitap meraklısı Prens Eugén'e hediye etti. Prens 1736'da öldükten sonra, kütüphanesi Viyana (Hofbibliyothek) Kütüphanesine katıldı. Bu el yazma İncil hâlâ, Viyana İmparatorluk Kütüphanesindedir.

Bu İncilde Hazret-i İsa diyor ki:
Ben günah affedemem, günahları ancak Allah affeder. (71. bab)

Ben, Allah’ın resulünün yolunu hazırlamak için geldim. Bu Resul, sizden birkaç yıl sonra, İncil tahrif edilip hakiki inananların 30 kişi kadar kalacağı bir zamanda gelecektir. O zaman, Cenab-ı Hak, elçisini gönderecektir. Onun başının üzerinde beyaz bir bulut bulunur. O, putları kırar. Onun sayesinde, insanlar Allah’ı tanır ve ben de hakiki olarak tanınırım. (72. bab)

O resul güneyden gelecektir. (96. bab)

O resulün adı Ahmeddir. (97. bab)

Görüldüğü gibi, Barnabas İncilinde, Hazret-i İsa’nın, son Peygamberin geleceğini, isminin [Muhammed ile aynı manadaki] Ahmed olacağını) bildirdiği açıkça yazılıdır. Bu husus, Kur'an-ı kerimde de bildirilmektedir:
(Meryem oğlu İsa, "Ey İsrail oğulları, benden önce gelmiş olan Tevrat’ı tasdik eden, benden sonra gelecek ve ismi Ahmed olan bir Peygamberi müjdeleyen, size gönderilmiş bir Peygamberim" demişti. Ancak, o kendilerine apaçık delillerle [mucizelerle] gelince, bu apaçık bir sihirdir dediler.) [Saf 6]

Gayri müslimler, Peygamber efendimizin mucizelerine sihir dedikleri gibi, Hazret-i Musa ve Hazret-i İsa’nın mucizelerine de sihir demişlerdi.

Hazret-i İsa, peygamber olduğunu bildirince, yahudiler, mucize göstermesini istediler. "Bu hastayı iyileştir" dediler. O da mübarek elini sürünce hasta iyileşti. "Şu körün gözünü aç" dediler. O da mübarek elini sürünce gözleri açıldı. Baktılar dedikleri oluyor. Daha zor bir şey istediler. "Şu ölüleri dirilt" dediler.
Hazret-i İsa, dua edince, istedikleri ölüler de dirildi. Daha zor bir şey aradılar. "Çamurdan bir kuş yap, memeli ve dişleri olsun, hayz görsün, yavru doğursun" dediler.

Hazret-i İsa, çamurdan yaptığı şekle üfürünce, bildirdikleri vasıfta bir hayvan [yarasa] meydana geldi. (Al-i İmran 4)

Hazret-i İsa beşikte konuştu ve çeşitli mucizeler gösterdi. Peygamber efendimizin de bin kadar mucizesi görüldü. Buna rağmen yahudiler ve diğer kâfirler "Bu bir sihir" diyerek inanmadılar.

Hazret-i İsa, son peygamber Muhammed aleyhisselamı müjdeleyince, havariler, Onun ümmetinin nasıl olacağını sual ettiler. Hazret-i İsa da (Bizden sonra gelecek ümmet, âlim, hakim, takva ehli iyi insanlardır. Allahü teâlâdan gelen az rızka razı olacaklar. Allahü teâlâ da, onların az ameline razı olacaktır) buyurdu. Bu vasıfların hepsi Eshab-ı kiramda var idi. (Tibyan)

Bütün tahriflere rağmen
İsa aleyhisselamdan sonra, bir son Peygamber (aleyhissalatü vesselam) geleceği İncilde bildirilmişti. Bu haber, bütün tahriflere rağmen bugünkü bozuk İncillerde bile vardır. Yuhanna İncilinin 14.babının 16.âyetinde İsa aleyhisselam;
(Allah size, sizinle beraber kalacak bir teselli edici gönderecektir) demektedir.

26. âyetinde ise, (Bu hakiki tesellici size her şeyi öğretecek ve size benim öğrettiklerimi de hatırlatacaktır) demektedir.

16.babın 13.âyetinde ise, (O, size her hakikate yol gösterecektir. Zira O, size kendiliğinden bir şey söylemeyecek, fakat Allah’ın söylediklerini size bildirecektir) demektedir. [Hıristiyanlar (Tesellici) kelimesini (Ruh) diye tercümede ısrar ederler.]

[Kur’an-ı kerimde de iki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Resulullahta sizin için [uyulması gereken] güzel örnekler vardır.) [Ahzab 21]
(Resulüm, kendi arzusu ile konuşmaz. Onun [dini hükümlere ait her] sözü vahiydir.) [Necm 3, 4]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Yemin ederim ki, ben size ancak Allahü teâlânın emrettiğini emrediyor, nehyettiğini nehyediyorum.) (Taberani)]

Bundan başka, Kitab-ı mukaddesin Eski Ahd (Tevrat) kısmında Arap ırkından bir Peygamber geleceği yazılıdır. Tesniyenin 18.babının 15.âyetinde, Musa aleyhisselamın İsraillilere, (Rab sizin için aranızdan, kardeşlerinizden benim gibi bir Peygamber “aleyhissalatü vesselam” çıkaracaktır) dediği yazılıdır. Burada bahis konusu olan İsraillilerin kardeşleri, İsmaililer yani Araplardır. İşte İncil’de ve Tevrat’ta yazılı olan ve Arap ırkından geleceği müjdelenen bu son Peygamber, Muhammed aleyhisselamdır.





03-03-2008 03:41 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #13
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

[b]Dört İncilden hangisi orjinal

Bir okuyucumuz, Türkçe yayınlanan bir hıristiyan sitesindeki misyonerlerle yaptığı münazarayı bize göndermiş. Olduğu gibi yayınlıyoruz:

Okuyucumuz onlara soruyor:

Allahü teâlânın İsa aleyhisselama vahyettiği İncil ne olmuştur, şimdi nerededir?

Bozulmamış gerçek İncili merak ediyorsan, bu sitede bedava İncil bölümü var orayı tıklayıp bir İncil alabilirsin ve eline geçen o İncil senin merak edip aradığın İncildir.
CEVAP
Yani orijinal İncil bu diyorsunuz. Niye İnciller demiyor da İncil diyorsunuz? 4 İncilden hangisi orijinal? Allah’ın vahyettiği İncili, Yahudiler, İseviliğe düşman oldukları için İsevi görünüp değiştirdiler. Bu yüzden sayısız İnciller meydana çıkmıştır. Elde bunlardan dördü kalmıştır. Lütfen bu dörtten hangisi orijinal İncildir? Dördü de orijinal derseniz, o zaman İncil tabirini kullanmayın İnciller deyin de, herkes tek İncil olmadığını bilsin.

Eğer sen yok illa başka bir İncil var diyorsan senin bahsettiğin İncil hakkında delil vermelisin yoksa sadece iftira durumuna düşer.
CEVAP
Hayır biz öyle bir şey demiyoruz. Dört İncilden hangisi orijinal diyoruz? Dördü de orijinal derseniz, niye İznik Konsilindeki bütün İnciller orijinal olmuyor ki? Bozulmadan aslı durana, tek olana orijinal denir. Dört tanesine yüz tanesine, insan kelamı karışmış olana orijinal denmez.

İncil kitabını Allahü teâlâ İsa aleyhisselama mı yoksa havarilere mi indirmiştir?

İncil bilindiği gibi Kutsal Ruhun yönlendirmesi ile Tanrısal vahiy yolu ile İsa Mesihin hayatından kesitler, öğütler, uyarılar ve İsa’nın elçileri tarafından yapılmış olaylar ve söylenmiş sözlerdir.
CEVAP
Bu nasıl tarif öyle? Kutsal ruh kim? Bu kutsal ruh Tanrıyı mı yönlendiriyor? Şöyle yap böyle yap diye ona akıl mı veriyor? Yoksa İsa’nın adamlarını mı? Onu asacaklar bari siz hayatını sözlerini yazın mı diyor? Arasına da kendi hayatlarınızı yazın mı diyor? Anlaşılan o ki, bu İnciller Allah kelamı değil, papazların sözleridir.

Öncelikle elimizdeki İncillerin bozulmuş olduğunu ispatlamalısın.
CEVAP
4 tane olunca bozulmamış mı oluyor? Yani ne kadar çok olursa o kadar mı sağlam oluyor? Çok olunca sağlam oluyorsa İznik Konsilindekileri niye yırttınız? Daha çok ve daha sağlam olurdu. Öyle ya daha kuvvetli, daha çok olsun diye tanrı sayısını üçe çıkardığınız gibi İncil sayısını daha fazla yapmanız gerekmez mi? Elde dört tane İncil bulunması, İncilin bozulduğunu gösteren gerçek bir vesikadır. Başka vesikaya gerek yok. Onlar bile birbirini tutmamaktadır.

Size göre bir şey çok olursa mı daha iyi daha kuvvetli olur? Birbirlerine yardım ederler, eksiklerini tamamlar mı diyorsunuz? O zaman üç tanrı az değil mi? Dört İncil çok az gelmez mi? İznik konsiline lanet okumuyor musunuz? O kadar İncili niye yok etti diye.

Sizin tanrınız bir öyle bir böyle mi konuşuyor? Hepsi tanrınızın kitabı ise niye tek değil de dört? Yok, tanrımızın suçu yok, bunu İsa'nın arkadaşları yaptı diyorsanız, ki yukarıda İsa'nın elçilerinin yazdığını söylemiştiniz, o takdirde bunlara emin diye ve yazdıklarına doğru diye nasıl inanıyorsunuz? Ayrıca, elçi, resul peygamber demektir. Yani size göre İsa tanrı, havarileri de elçiler yani peygamberler! Tanrınızı insanlar asıyor, elçileri birbirini tutmayan sözler yazıyor, tanrınız bir şey yapamıyor, kutsal ruhunuz ikaz ediyor vs. Siz bu masallara yani hurafelere gerçekten nasıl inanıyorsunuz?

Yoksa kutsal olmayan ancak kendisine kutsal bir kitap havası vermek isteyen uyduruk bir kitabın sözlerine bakarak İncile bozulmuş demen doğru değildir.
CEVAP
Kur’an-ı kerime bakarak İncillere bozulmuş demiyoruz. İnciller kendileri biz bozuğuz diye haykırıyor. Bir kere inat ederek hep İncil diyorsunuz, niye İnciller demiyorsunuz? Biz bu dördünden hangisi doğru diyoruz? Siz içlerinden şu doğru deyin, biz onun yanlış olduğunu ispat edelim. Çünkü her İncilde birbirini tutmayan sözler vardır. Çünkü her İncilde İsa, ya tanrıdır, ya tanrının oğludur veya kutsal ruhtur. Derdinizi anlıyoruz, 4'ü de doğru derseniz, birbirindeki tenakuzların varlığından ne yapacağınızı bilemeyeceksiniz. 3'ü yanlış derseniz, yanlış şeye niye inandığınıza cevap veremeyeceksiniz. Ne kötü durumdasınız böyle? Bırakın çok tanrılı dini de gelin Müslüman olun.

Elinizdeki muharref ( bozulmuş) İncillerde bile İsa aleyhisselamın, en iyilerine "sen şeytansın" dediği kimselerin sözlerine ve yazdıklarına hangi delillere dayanarak itimat ediyorsunuz?

Şeytan insanlığın kurtulması için Petrusu ayartmaya çalışmıştır ve İsa da Şeytanı azarlamıştır.
CEVAP
İsa insanlığın kurtulmasını istemiyor muydu? Şeytan ondan daha çok mu insanlığın kurtulmasını istiyordu? Anlaşılan şeytan sizinkilerden daha çok insanlığın kurtulması için çalışmış. Sizinkiler bilememiş, bileniniz de üstelik azarlamış ha! Vay beee!

İncil, sizin okuduğunuz kitaplar gibi hikaye kitabı değildir, inceleyerek okumak gerekir.
CEVAP
Önce İncil tabirini lütfen kullanmayın gerçeğe aykırı oluyor. İnciller deyin ki yanlış olmasın. İncilleri hikaye kitabı gibi okumayın demeniz gerekir.
İnciller denilen bu hikaye kitaplarındaki masalları din kitabı diye nasıl düşünmeden okuyorsunuz?

Birkaç veya birkaç yüz papaz bir araya gelip İncilleri, bazı kitapları ret ve kabul ederken, neye göre, hangi kıstaslara göre yapmışlardır?
Mesela, İznik Konsili elli İncili yok ederken; elde mevcut İbranice İncil nüshasını bulundurmayı yasaklarken ve 4 İncili kabul ederken, bunu neye dayanarak yapmışlardır?

İznik konsilinde o olaylar olmamıştır, bu sadece iftiradır
CEVAP
Tarihi gerçekler bir yana, elinizdeki 4 İncil, o olayların delili olmuyor mu? Bu olayları inkâr etmek, İsa peygamber diye biri yoktur demek gibi bir şey değil mi? Ha 2 İncil olmuş, ha 4 olmuş ha bin tane olmuş ne fark eder ki? İznik konsilini inkâr edince, İncil sayısı dörde düşünce gerçek İncil ortaya mı çıktı yani?

Aslı bulunmayan, yanlışlarla dolu, durmadan değiştirilen bir kitabı hangi delillerle ilahi sayıyor ve her kelimesi Allah tarafındandır diyorsunuz?

İncile aslı yok diyorsunuz. Peki aslı olmayan bir şeyin, sahte veya doğru olup olmadığını nereden biliyorsunuz?
CEVAP
Yukarıda siz yazmıştınız, şeytanın insanlığın kurtulması için çalıştığını, bunun için Petrus’u ayartmaya çalıştığını bu yüzden İsa’nın onu azarladığını yazan kitaplarınız mı asıl? Hâşâ Allah’ın oğlu olduğunu söyleyen İnciller mi orijinallerdir? Günahsız oğlunu çarmıha gerdiren İnciller mi orijinaldir? İçinde hiçbir hukuk sistemi bulunmayan İnciller mi orijinal?

Yoksa sizin uyduruk kitabınız kendisine kutsal bir hava vermek için mi böyle diyor?
CEVAP
İsa aleyhisselam yüce peygamberdi. İncil hak kitaptı. Kur'an böyle söylüyor. Bu mu uyduruk? Biz buna iman ediyoruz, iman etmesek zaten Müslüman olamayız. İsa aleyhisselam ölmedi, göğe kaldırıldı, kıyamete yakın gelecek, Hıristiyanların çanına ot tıkayacak. İçkiyi, domuzu yasak edecektir.

Siz ise, İsa peygambere hem tanrının oğlu, hem tanrı diyor, hem de insanlar onu çarmıha gerdi, onu öldürdü diyorsunuz. İnsanlığın kurtuluşu için, günahlarının affı için diyorsunuz. İnsanlığın kurtuluşu için Petrus’u ayartan şeytanı azarladı diyorsunuz. Siz ne dediğinizi neye inandığınızı bilmiyorsunuz.

İnsanlar madem günahsız, daha ne diye onların yakasını bırakmıyor, Hıristiyan yapmaya çalışıyorsunuz, nasıl olsa günahsızlar, öyle değil mi? İnsanlar günahsız ise papazlarınız ne diye günah çıkartıyor?

Bazı misyonerler de masum çocuk bile günahkâr doğar, herkes günahkâr diyor. Günahtan kurtulmak için üç tanrıya mı inanmak gerekir? Yoksa dört İncile mi? Dört İncilden hangisine? Hazret-i İsa peygamber diye mi inanacağız, yoksa tanrı mı diye, yoksa tanrının oğlu mu diye? Yoksa kutsal ruh diye mi? Yani günahlardan kurtulmak için domuz eti mi yiyeceğiz, her gün içki mi içeceğiz? Ne yapacağız da günahlardan kurtulacağız?

Bizim kitabımızda günahlardan kurtulmanın yolu bildirilmiştir. Siz de bize günahlardan kurtulmanın yolunu gösterin.

İnsanların öldürdüğü şey; tanrı olamaz. Hâşâ sizin tanrınız o kadar gaddar mı ki de, biricik günahsız oğlunu öldürüyor? O ölmeyince günahlar affedilmez mi? Kan istemeden günahları affetmeye sizin tanrınızın yetkisi yok mu? Sizin tanrınızın üstünde yetkili başka bir tanrı mı var da onu oğlunu öldürmeye mecbur ediyor? Papazlarınız şefkat gösterip günahları affediyor da, tanrınız niye affedemiyor? Papazlarınız kadar yetkisi yok mu? Tanrınız affetmek için kimden korkuyor? Affın şartları falan yok mu? İnciller ne kadar eksik görüyorsunuz. Kur’anda insanlığa lazım olup da olmayan tek şey gösteremezsiniz.

Neresinden bakarsanız bakın Hıristiyanlık saçma sapan bir din haline gelmiştir. Ne hukuk sistemi, ne ceza sistemi, ne diğer sistemlerin hiç birisi yok. Kuralsız bir oyun bile olmaz. Kuralsız din olur mu hiç? Harama düşmemek için neler yapmalıyız? Siz de haram yok mu? Kâfir olmak yani dinden çıkmak yok mu? Siz de ibadet yok mu? Kur'anda İsa aleyhisselam, (Rabbim namazı ve zekatı emretti) diyor. Atalarınız her hususu değiştirip kaldırdığı gibi bunu da kaldırmış anlaşılan. Kaidesiz sınırsız yaşamak insanlara mahsus değildir, hayvanlara mahsustur. Sosyal sistemlerinizde çeşitli sayısız kaideler var, dininizde niye yok? Allah insanları yaratıp başı boş mu bıraktı öyle? Kur'anda miras taksiminden tutun, ceza kanunları, hukuk kanunları, alış veriş kanunları, ibadetlerin esasları hepsi açıkça bildirilmiştir. Yanlış da olsa, İncillerde bir hukuk sistemi var mıdır? Yoksa körü körüne böyle saçma dört kitaba nasıl inanıyorsunuz?[/
b]





03-03-2008 03:44 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #14
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Kur’anda Hıristiyanlar
Sual: Kur’anda Yahudiler ve Hıristiyanlar hakkındaki âyetlerde özellikle neler bildiriliyor?
CEVAP
Yahudiler hakkındaki âyetlerden bazıları şunlardır:
1- Tevrat’ı değiştirdiler. (Bekara 79)
2- Peygamberleri öldürdüler. (Âl-i İmran 183)
3- Hazret-i İsa’yı öldüremediler. (Nisa 157)
4- Fesat çıkardılar. Allah’a cimri dediler. (Maide 64)
5- Hazret-i Meryem’e iftira ettiler. (Nisa 156)
6- İman edenlere en şiddetli düşmanlık edenler Yahudi ve müşriklerdir. (Maide 82)
7- Üzeyir Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe 30)
8- Kıskançlık ve maddi çıkar yüzünden Kur’ana inanmadılar. (Bekara 146)
9- Çoğu iman etmeyecektir. (Bekara 100; Nisa 155)
10- Allah’ı inkârlarından dolayı lanete uğradılar. (Bekara 88-89)

Kur’ana göre Hıristiyanlar
1- Meryem oğlu Mesihe, Allah diyenler, kâfir olmuştur. (Maide 72)
2- Allah üç ilahtan biridir diyenler kâfir olmuştur. (Maide 73)
3- Meryem oğlu Mesih bir Peygamber, anası da sadık bir kadındır. (Maide 75)
4- İsa Mesihe Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe 30)
5- Yahudilere göre, Hıristiyanlar Müslümanlara daha yakındır. (Maide 82)

Yahudi ve Hıristiyanların ortak yönleri:
1- Bilginlerini, rahiplerini Rabler edindiler. (Tevbe 31)
2- Yahudi bilginleri ve Hıristiyan rahipleri halkın mallarını yediler. (Tevbe 34)
3- Allah’ın oğullarıyız dediler. (Maide 18)
4- Bile bile hakkı gizlediler. (Âl-i İmran 71)
5- Allah çocuk edindi diye iftira ettiler. (Bekara 116)
6- Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler. Âl-i İmran 70)
7- Allah’a iftira ettiler. (Âl-i İmran 78)
8- Yahudi ve Hıristiyanlar, birbirinin dostlarıdır. (Maide 51)
9- Resulullah, dinlerine girmedikçe, Yahudi ve Hıristiyanlar ondan razı olmazlar. (Bekara 120)
10- Dinlerinde aşırı gittiler. (Nisa 171)
11- Kitaplarındaki bilgileri gizlediler. (Maide 15)
12- Ehl-i kitap, “Cennete ancak Yahudi ve Hıristiyanlar girecek” dediler. (Bekara 111)
13- Ehl-i kitap ve müşriklerden olan inkârcılar, Cehennem ateşinde ebedi olarak kalırlar. Onlar, halkın en şerlileridir. (Beyyine 6)

Bu âyet-i kerimelerden açıkça anlaşılıyor ki, Yahudiler Tevrat’ı değiştirdiler. Hazret-i Musa’nın dini değişince Allahü teâlâ, İncil ile Hazret-i İsa’yı gönderdi. Hazret-i İsa’nın dini de bozulunca, İncil, İnciller haline gelince, Allahü teâlâ, İslamiyet’i göndermiştir.





03-03-2008 03:46 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #15
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Allah birdir, niçin Biz deniyor
Sual: Allahü teâlâ bir olduğunu Kur'an-ı kerimde bildirmiş midir?
CEVAP
Defalarca bildirmiştir. Birkaçı şöyle:
(İlahınız bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur.) [Bekara 163]
(Allah’tan başka ilah yoktur.) [Bekara 255, Al-i İmran 2, Nisa 87, Taha 8, Tegabün 13]

(Ondan başka ilah yoktur.) [A.İmran 6,18, Enam 102, Tevbe 31, Hud 14, Rad 30, Müminun 116, Kasas 88, Fatır 3, Zümer 6, Mümin 3,62,65, Müzzemmil 9]

(Tanrı üçtür demeyin! Allah, ancak bir tek ilahtır.) [Nisa 171]
(O ancak bir tek ilahtır.) [Enam 19]
(İlahınız tek bir ilahtır.) [Nahl 22]

(İki ilah edinmeyin, O ancak bir ilahtır. O halde yalnız benden korkun.) [Nahl 51]

(Allah’tan başka ilahlar olsaydı, bu ilahlar, Arşın sahibi Allah’a elbette bir yol ararlardı. İlahlıkta ortaklık olmaz. Onun için, Allah ile savaşıp Onu yok etmeye çalışırlardı.) [İsra 42]

(Allah’tan başka ilah olsaydı, her ilah, kendi yarattığını idare eder, bir gün elbette biri diğerlerine galip gelirdi. Allah, onların vasfettiklerinden münezzehtir.) [Müminun 91]

(Sizin ilahınız, elbette kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır.) [Taha 98]

(Allah’tan başka, yerde-gökte ilahlar olsaydı, yerin-göğün nizamı bozulurdu. Arşın rabbi olan Allah, onların vasfettiklerinden münezzehtir, Allah’tan başka ilah yoktur.) [Enbiya 22]

(Ey Resulüm, senden önceki her peygambere, "Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk edin" diye vahyettik.) [Enbiya 25]

(Allah her şeyin yaratıcısıdır. O birdir.) [Rad 16]
(Her şeyi O yaratmıştır.) [Enam 101]
(Yaratmak Ona mahsustur.) [Araf 54]

(İlahınız birdir.) [Saffat 4]
(O Allah birdir.) [Zümer 4]
(O Allah tektir.) [İhlas 1]

Her şeyi yaratan ancak Allah’tır
İmam-ı Birgivi, Vasiyetnamesinde, (Bir kimse, rızık Allah’tandır. Fakat, kulun da hareket etmesi gerekir dese, kâfir olur) diyor. Bursalı İsmail Hakkı hazretleri de, Hucet-ül-baliga’da Hâlık, yalnız Allahü teâlâdır. İnsana yaratıcı demek ilhaddır) diyor. [İlhad, dinden çıkmak demektir.]

Allahü teâlânın, hiçbir işinde, ortağı yoktur. Her varlığın hâlıkı yalnız Odur. Yaratmak, yoktan var etmektir. Maddeyi, elemanı yok iken var etmek ve var ettikten sonra, başka bir varlığa çevirmek de yaratmaktır. Mesela, insanı, nutfeden, cinleri ateşten yarattığını bildiren âyet-i kerimeler böyle olduğunu bildirmektedir. (Rahman 15, Müminun 12-14)

İnsanlara, yarattı, yaratıcı ve icad edici demek asla caiz değildir. Allah’tan başkasına, her ne maksatla olursa olsun, yaratıcı demek küfürdür. Yaratıcı, yalnız Allahü teâlâdır. Nitekim Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah’a, Allah gibi yaratıcı ortaklar mı buldular da, bu yaratmayı birbirine benzer gördüler? Her şeyi yaratan ancak Allah’tır.) [Rad 16]

(Gökleri ve yeri yoktan yaratan Odur. Her şeyi O yaratmıştır.) [Enam 101]
(Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, benzerlerini de yaratmaya kadir olduğunu düşünmezler mi?) [İsra 99]

(Her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah’tır. Ondan başka ilah yoktur. Nasıl aldatılıp döndürülürsünüz?) [Mümin 62]

(Yaratıcı, bilici ancak Rabbindir.) [Hicr 86]

Cenab-ı Hak, tek yaratıcı kendisi olduğunu ve başka yaratıcı, başka ortak bulunmadığını bildirirken, yaratıcının çok olduğu nasıl söylenebilir?

Kur'an-ı kerimde geçen Ahsen-ül hâlıkin ne demektir? Sözlüğe bakılırsa, (Yaratıcıların en güzeli) demek olduğu, bir çok yaratıcı bulunduğu zannedilir. Piyasadaki Kur'an tercümeleri de bundan pek farklı sayılmaz. Onun için sözlükten, Kur'an tercümesinden din öğrenilmez. Muteber tefsirlere, akaid ve fıkıh kitaplarına bakmak gerekir. Beydavi tefsirinin Şeyhzade haşiyesinde buyuruluyor ki:
(Ahsen-ül-hâlıkin takdir edenlerin en iyisi, en güzeli demektir. Çünkü halketmenin hakiki manası, ihtira, inşa ve ibdadır. Bu kelime, yani hâlık, bu âyet-i kerimede takdir eden manasında kullanılmıştır. Çünkü ihtira manasındaki halketmek, Allahü teâlâdan başkası için düşünülmez ki, Allah onların en güzeli, densin.) [C.4, s. 68]

Misyonerlerin soruları
Sual: Kur’anda çelişki yok mudur?
CEVAP
Elbette yoktur, olması da mümkün olmaz. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmezler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birçok tutarsızlık olurdu.) [Nisa 4-82]

Demek ki, Kur’an-ı kerimde asla tenakuz [çelişki] yoktur. Kendi başına tıp kitabı okumakla doktor, hukuk kitabı okumakla hakim olunamadığı gibi, meal okumakla da din öğrenilemez. Misyoner papaz gibi yanlış anlar. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Rabbin elbette hem bağışlayan, hem de çok acı azap verendir.) [Fussilet 43]

Misyoner, “Hac suresinin, (İnkâr edenler için ateşten bir elbise giydirilecek ve başlarına kaynar su dökülecektir) anlamındaki 19. âyeti ile, Haşr suresinin, (Allah rahman rahimdir [esirgeyen, bağışlayandır]) anlamındaki 22. âyeti çelişkilidir. Affedici olan Allah, inkârcıları hiç cezalandırır mı?” diyor.

Çelişki bunun neresindedir?
Affedici olmak, mazlumun hakkını zalimden almamak mıdır? Yahut hainleri, canileri cezasız bırakmak mıdır? Suçluları adaletle cezalandırmak, affedici olmaya aykırı olur mu? Dünyada suçluları cezalandırmayan bir nizam var mıdır? Cezasız, hukuksuz nizam olur mu? Bu cezalar, ülkenin kiminde hafif, kiminde ağır olur. Mesela bazı Avrupa ülkelerinde namusla ilgili suçların cezası az, fakat para ile ilgili olan suçlarınki ağırdır. Bu da onların paraya, namustan çok önem verdiğini göstermektedir. Katile ceza verilmiyorsa veya hafif ceza veriliyorsa, insana değer verilmiyor demektir. Ölen insanın bir değeri olsaydı, elbette katilin hak ettiği ceza verilirdi.

Katillerin, canilerin ölümle cezalandırılmalarına da misyoner ateş püskürüp, (Katiller öldürülürse, dünyada insan kalmaz) diyor. Birisi, birisini öldürünce, kendisinin de muhakkak öldürüleceğini bilse, acaba başkasını öldürebilir mi? Buna rağmen öldüren çıksa da, çok az olur. Her suç için caydırıcı ceza vermek misyonere göre yanlışmış. Ceza verilmezse, katillik o zaman daha çok artmaz mı?


Mekke’nin Rabbi
Allahü teâlâ, (Bu beldenin [Mekke’nin] Rabbi) buyuruyor. (Neml 91)
Misyoner, (Bu âyeti anlayamadım) demiyor da, (Her şehrin bir Rabbi mi olur?) diyor. Tıp kitabını herkesin kolayca anlayamayacağı gibi, bir ilim tahsil etmeden Allah’ın kitabını, dinden habersiz bir yabancı nasıl anlayabilir ki?
Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(Âlemlerin Rabbi olan Allah) [Neml 8]
(Her şeyin Rabbi olan Allah) [Enam 164]
(İnsanların Rabbi) [Nas 1]
(Arş’ın Rabbi olan Allah) [Enbiya 22]

Âlemlerin Rabbi olan Allahü teâlâ, cinlerin de, canlı cansız diğer varlıkların da Rabbi olduğu halde, niçin insanların ve Arş’ın Rabbi denmiştir?

Ayrıca Kur’an-ı kerimin birçok yerinde Rabbike [Senin Rabbin] ifadesi vardır. Senin Rabbin demek, âlemlerin Rabbinden ayrı değildir. Senin Rabbin ile Mekke’nin Rabbi ifadesindeki Rab, farklı değildir. Farklı olmadığı halde niçin ayrı ifade kullanılmıştır? Allahü teâlâ mekandan münezzehtir. Kâbe, kıymetli, şerefli yer olduğu için Beytullah, yani Allah’ın evi denmiştir. Arş da çok kıymetli, şerefli olduğu için Arş’ın Rabbi denmiştir. Allahü teâlâ, Mekke-i mükerremeyi emniyetli kıldı. Orada kan dökülmez. Av hayvanları avlanmaz ve yaş bitkiler koparılmaz. Bunun için bu şerefli beldeden bahsederken, Mekke’nin Rabbi denmiştir.

Allah niye biz ve o diyor?
Sual: Meşhur bir ateist “Kur’an çelişkilerle doludur, Allah kelamı olsa, bir yerde ben, bir yerde biz, bir yerde o diye söylemez. Mesela Fatiha’da alemlerin rabbi diye üçüncü şahıs olarak söylüyor” diyor.
Böyle diyenlere nasıl bir cevap vermeliyiz?
CEVAP
Bu ateistin ifadeleri, din düşmanlığından çok, onun cahilliğini göstermektedir. Fatiha bir duadır. Müminlerin nasıl dua etmesi gerektiği bildirilmektedir. Meali şöyledir:

Alemlerin rabbi, ceza gününün tek sahibi, rahman ve rahim olan Allah’a hamd olsun. Ey rabbimiz, sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi nimet verdiğin kimselerin doğru yoluna ilet, gazaba uğrayanlarla sapıtanların yolundan uzak tut.

Kur’anda ben, biz, o gibi ifadelerin kullanılışı hakkında İsmail Hakkı Bursevi hazretleri buyuruyor ki:
Sultanların dört türlü konuşma tarzı vardır:
1- Ben yaptım der.
2- Biz yaptık der.
3- Kendinden bahsetmeden (Şunlar emredildi) der.
4- Yalnız unvanı ile (Sultanınız size şunu emretti, şunlar size yasak kılındı) der. Üçüncü şahıs olarak o diye de bildirir.

Allahü teâlânın, bazen ben, bazen biz demesi, halkın aşina olduğu sultanlara mahsus bir hitap tarzıdır. O, sultanlar sultanıdır. Yukarıdaki gibi dört tarzla da hitap etmiştir. Kur’an-ı kerimden üçer örnek verelim:

1- Ben dediğine örnekler:
Yalnız benden korkun. (Bekara 40)
Ben tevbe edenin tevbesini kabul ederim. (Bekara 160)
Kullarım beni sorarlarsa, bilsinler ki ben, onlara yakınım. Benden isteyenin, bana dua edenin duasını kabul ederim. (Bekara 186)

2- Biz dediğine örnekler:
Biz şükredenlerin mükafatını vereceğiz. (Al-i İmran 145)
Biz kâfirler için perişan edici bir azap hazırladık. (Nisa 37)
Biz Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık. (İsra 8)

3- Kendinden bahsetmeden verdiği emirlere örnekler:
Oruç size farz kılındı. (Bekara 183)
Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. (Nisa 24)
Namaz, müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır. (Nisa 103)

4- Üçüncü şahıs olarak bildirdiğine örnekler:
Allah ki sizi yarattı. (Rum 40)
O Rab ki, yeri sizin için bir zemin, göğü de bir tavan yaptı. (Bekara 22)
O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. (Bekara 29)

Allahü teâlânın Ben demesi yüce zatına göre, Biz demesi, isim ve sıfatlarına göredir. İsim ve sıfatlarının çokluğu zatının birliğine zıt değildir. Çünkü isim ve sıfatların hepsi, zata aittir. (Ruh-ul-beyan c.1, s.37)

Rablerin rabbi demek
Sual: Mektubat-ı Rabbanide, (Ellerimizi rablerin rabbi olan yüce Allah’a açtık) deniyor. Rabler diye çoğul kullanmak uygun mu?
CEVAP
Bazı kelimelerin birkaç manası olur. Rab kelimesi de böyledir. Rab = Besleyen, yetiştiren, terbiye eden demektir. O zaman yukarıdaki ifade, (Ellerimizi terbiye edenlerin terbiye edeni olan yüce Allah’a açtık) anlamına gelir. Kur’an-ı kerimde halk edenlerin halıkı diye bir ifade de geçmektedir. Bu âyeti de yanlış anlayanlar, hâşâ bir çok yaratıcı var diye, yaratma kelimesini insanlar için de kullanıyorlar. Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarına bakmadan mana vermek yanlış olur.





03-03-2008 03:47 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #16
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Allah mekandan münezzehtir
Sual: Hıristiyanlar da Vehhabiler gibi tanrı gökte diyorlar. Bu inanç İncillerde var mıdır?
CEVAP
Hazret-i İsa’nın, göğe çıkıp, Allah’ın sağına oturduğu ve Allahü teâlânın gökte olduğu inancı Hıristiyanlığa sonradan sokulmuştur. Hıristiyan İngilizler tarafından kurulan Vehhabi inanışına göre de tanrı gökte, Hazret-i Muhammed de sağ tarafında oturmaktadır. Kitabül-Arş isimli Vehhabi kitabında, “Allah Arş’ın üzerinde oturur, yanında Resulullaha da yer bırakır” deniyor. Hıristiyanlarla Vehhabiliğin bu konuda da birbirine benzemesi tesadüf değildir. Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi “Allah mekandan münezzeh” buyuruyor.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, zamanlı, mekanlı, cihetli değildir. Bir yerde, bir tarafta değildir. Zamanları, yerleri, yönleri O yaratmıştır. Cahiller, Onu Arş’ın üstünde veya yukarıda gökte sanır. Arşı da, yukarısını da, aşağısını da O yaratmıştır. Sonradan yaratılan bir şey, kadim [ezeli] olana yer olamaz. Allah, madde, cisim ve hâl değildir. Benzeri, ortağı, zıddı yoktur. Bildiğimiz, düşünebileceğimiz şeyler gibi değildir. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. Hatıra gelen her şey yanlıştır. O kâinatın ne içinde, ne de dışındadır. İçinde, dışında olmak, var olan iki şey arasında düşünülür. Halbuki kâinat, hayal mertebesinde yaratılmıştır. Hayal mertebesindeki âlemin devamlı var görünmesi, Allah’ın kudreti ile oluyor. (c.2, m.67)

Bir filmdeki cansız resimler, aynen canlı gibi hareket etmektedir. Bir kimse hayal kursa, hayalinde çeşitli işler yapsa, (Bu kimse, hayalinin içindedir, dışındadır) denemez. Çünkü hayal gerçek değildir. Rüya da hayale benzer. Rüya gören kimse, rüyasının ne sağındadır, ne solundadır. Rüyasında gözsüz görür, kulaksız işitir, dilsiz konuşur, yer, içer, hatta rüyasında rüya bile görür. Allahü teâlânın kudreti ile hep devam etse, insan rüyayı gerçek bilir, rüyadan başka hayat yok zanneder. Bu dünya hayatı da bir rüyadan ibarettir. Demek ki; kâinat hayal mertebesinde yaratıldığı için bize var gibi görünmektedir. Ezeli ve ebedi var olan yalnız Allahü teâlâdır. O halde, Allah, hayal olan bu kâinatın içinde, dışında denemez. (Mektubat-ı Rabbani – Sefer-i Ahiret Risalesi)

Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Allah, yukarıda, aşağıda, yanda değildir. Her varlık, Arş’ın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, Arş’ın üstündedir. Fakat bu, Arş Onu taşıyor demek değildir. Arş, Onun lütfu ve kudreti ile vardır. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi hep öyledir. Arş’ı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedi sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Allahü teâlâ, mekandan münezzehtir. Ehl-i bâtıl, istiva, vech, yed gibi kelimeleri tevil etmedikleri için sapıtmışlardır. Allah’ın, Arşı istiva etmesi, Arşı hükmü altına alması demektir. “Hükümdar, Irak’ı kansız olarak istiva etti” demek, “Irak’ı kansız olarak ele geçirdi” demektir. Bu sapıklıklarına da “Selefin yolu” diyerek selef-i salihine, [Eshaba ve Tabiine] iftira ediyorlar. Yedullahtaki yed kelimesini el gibi düşünmemeli. Mesela “Falanca şehir, filanca valinin elinde” denilince, o şehrin valinin elinin içinde değil, onun idaresi altında olduğu anlaşılır. İstiva, vech gibi kelimeler böyle tevil edilir.) [İlcam-ül-avam]

Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri de buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, zamanlı ve mekanlı olmadığı için, hazır ve nazırdır sözü mecazdır. Yani zamansız ve mekansız [hiçbir yerde olmayarak] hazırdır [bulunur] ve nazırdır [görür] demektir. Allahü teâlânın bütün sıfatları zamansız ve mekansız olduğu gibi, hazır ve nazır olması da, zaman ile ve mekan ile değildir. (S. Ebediyye)

Not: Bu hususta geniş bilgi için Vehhabilik maddesindeki, Hıristiyan gibi Allah gökte diyorlar kısmına bakılabilir.





03-03-2008 03:50 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #17
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Hazret-i İsa gökten inmeyecek mi?
Sual: Hazret-i İsa öldürüldü mü yoksa göğe mi kaldırıldı?
CEVAP
İsa aleyhisselam öldürülmedi, göğe kaldırıldı. Allahü teâlâ, Nuh aleyhisselamı tufandan, İbrahim aleyhisselamı ateşten kurtardığı gibi, İsa aleyhisselamı da, yahudilerin elinden kurtarmış, Hazret-i İsa’ya ihanet ederek bulunduğu yeri haber veren, yahudi casusu bir münafığı, Hazret-i İsa’ya benzeterek onu öldürtmüştür. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Yahudiler, İsa’yı öldürmek için, tuzak kurdular; Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların, hilekârlığa karşı ceza verenlerin, en güçlüsü, en hayırlısıdır.) [Al-i İmran 54]

(Allah buyurmuştu ki: Ey İsa, seni nezdime yükselteceğim) [Al-i İmran 55]

(Allah’ın resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için yahudileri lanetledik. Onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine İsa gibi gösterildi.) [Nisa 157]

(Doğrusu Allah onu [İsa aleyhisselamı] kendi nezdine kaldırmıştır.) [Nisa 158]

(Elbette o [İsa aleyhisselamın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyin.) [Zuhruf 61]

Sual: İsa aleyhisselamın öldüğü Al-i imran suresinin 55. âyetinde yazmıyor mu?
CEVAP
Ziyaulkulub (Cevap veremedi) kitabında diyor ki:
Al-i imran suresinin 55.âyetinde mealen buyuruldu ki:
([Hatırla ki] Allah, İsa’ya muhakkak ben seni yerden [en mükemmel şekilde] alıp, meleklerin makamına yükselteceğim [dedi])

Bu lafız sıfattır, Müteveffike yani seni öldüreceğim manasına değildir.
[El-müncid lügat kitabında teveffa kelimesine Hakkını tam olarak almak manası verilmiştir. Bu, şanına layık olanı vermek demektir. Öldürmek manasında mecazen kullanılmaktadır.]

Yani bu âyet-i kerimenin meali, (Ben seni öldürürüm ve yükseltirim) demek değil, (Ben senin şanına layık olanı yaparım, meleklerin makamına yükseltirim) demektir.

Allahü teâlâ dilerse yükseltir. Allahü teâlâ, İsa aleyhisselamı yükseltmeyi dilemiş ve yükseltmiştir. Yahudiler tarafından öldürülmesini dilememiş ve çarmıha başkasını gerdirmiş, Onu öldürtmemiştir. Bunun için, bazı tefsir âlimleri teveffi kelimesine almak manasını verip, Yahudilerin katlinden hıfz etmek için, yerden seni kâmilen alır kabz ederim meali ile tevil etmişlerdir.


Sual: Polonyalı Yahudi dönmesi M. Esed’in, internetteki şu suallerine bir cevap verir misiniz?
1- İsa'nın tekrar dünyaya gelmesi, Kur’an ile çelişmiyor mu? Son peygamber olan Muhammed'den sonra İsa gelemez. Eğer gelirse son peygamber İsa olmaz mı? Eğer İsa peygamber olarak gelmeyecek denirse, o zaman da İsa’nın peygamberliği inkâr edilmiş olmaz mı?
CEVAP
Bir Müslüman, İsa veya Muhammed diye konuşmaz. Aleyhisselam der veya en azından hazret kelimesini kullanır. Bu ifadeler dönmemiş olduğunu, yani Yahudiliğe devam ettiğini göstermez mi? Hazret-i İsa son peygamber olarak değil, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere peygamber olarak gelecektir. Bir peygamber, başka peygamberin dinini yayabilir. Mesela Harun aleyhisselam, Musa aleyhisselamın dinini, Yahya aleyhisselam Hazret-i İsa’nın dinini yaymak üzere peygamber olarak gönderilmiştir.

Sual: 2- İsa gelince Kur’anı inkâr etmeyeceğine göre, kendisinin peygamber olduğunu bildiren âyetlere de inanacaktır. Bu durumda Muhammed'in son peygamber oluşunu inkâr etmiş olmaz mı?
CEVAP
Hâşâ Hazret-i İsa, kendisinin peygamber olduğunu niye inkâr edecek ki? (Ben Allah’ın peygamberi İsa’yım, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere Allahü teâlâ beni göndermiştir) diyecektir.

Sual: 3- Hadis kitaplarınızın iddia ettiği gibi İsa dünyaya tekrar gelse, kendisinin peygamber olduğuna dair Kur'an âyetlerine inanacak mı?
CEVAP
Hadis kitaplarınız diyorsunuz, hadis kitapları sizin değil mi? Allah’ı kabul eden Resulünün sözlerini kabul etmez mi? Senin gerçekten dönme olmadığın anlaşılmaktadır. Hâşâ Hazret-i İsa, Kur’an âyetlerine niye inanmasın ki? Onları yaymak için gelecektir.

Sual: 4- İsa peygamber dünyaya tekrar gelse, Muhammed, son peygamber unvanını koruyabilir mi?
CEVAP
Daha da kuvvetlenir. Son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinini yaymak üzere geldim demesi, İslamiyet’e hizmet etmesi, kendisine, annesine ve yüce Allah’a yapılan iftiralara bizzat cevap vermesi, Kur’an-ı kerimin doğruluğunun teyit edilmesine sebep olur.

Sual: 5- İsa geldiğinde bazı haramları helal edeceğine dair hadislere ne diyorsunuz?
CEVAP
Öyle bir hadis yoktur. İslamiyet’le hükmedecektir. Dinimizdeki dört delilden ikincisi olan hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, İslam’dan başka şeyi kabul etmeyecektir. Mal o kadar çok olacak ki, kimse dönüp de bakmayacaktır.) [Buhari]

(İsa, âdil bir hakem olarak indiği zaman kin, nefret ve haset kalkacaktır.) [Müslim]

(Deccal çıkınca, İsa gelecek, Deccalı helak edecek, bundan sonra iki kişi arasında düşmanlık olmayacaktır.) [Müslim]

(İsa, Mehdi’nin arkasında namaz kılacaktır.) [İbni Hacer-i Mekki]

(İsa inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allah, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir. Sonra yeryüzünde sükun emniyet meydana gelecektir. O kadar ki aslan deveyle, kaplan inekle ve kurt kuzuyla serbestçe dolaşacak, çocuklar yılanlarla oynayacaktır. İsa ölünce cenazesini Müslümanlar kaldıracaktır.) [Ebu Davud]

(Eshab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacak ve İsa bunun zamanında gökten inecektir. İsa Deccal ile harb ederken, Mehdi, onunla beraber olacaktır. Bunun hükümdarlığı zamanında, her zamankinin aksine olarak ve hesapların tersine olarak, Ramazan-ı şerifin 14. günü güneş ve ilk gecesinde ay tutulacaktır.) [İ. Süyuti]

(İsa, inince, evlenecek, bir oğlu olacak, kırk yıl kadar yaşayıp ölecek ve benim yanıma defnedilecektir.) [Tirmizi]

[Açıklama: Hadis-i şeriflerde geçen, Domuzu öldürecek demek, domuz avına çıkacak demek değildir. "Domuz eti yemeyi yasaklayacak" demektir. Haçı kıracak, yani Hıristiyanlığı kaldıracaktır. Başka bir hadis-i şerifte (Mizmarları kıracak) buyurulmuştur. Yani her çeşit çalgıyı yasak edecektir.]

Sual: İsa aleyhisselam nebi mi resul mü?
CEVAP
İsa aleyhisselam hem resul hem nebi idi. Zaten kitap gönderilen resuller aynı zamanda nebidir. Peygamber efendimiz de hem resul hem nebidir.





03-03-2008 03:51 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #18
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Mesih ne demektir
Sual: Mesih ne demektir? Kur’anda Hazret-i İsa’nın Mesih olduğu yazıyor. Barnabas İncilinde ise İsa aleyhisselam ben Mesih değilim diyor. Açıklama yapar mısınız?
CEVAP
Mesih, meshedilmiş demektir. Mesh, el ile sıvazlama demektir.
İsa aleyhisselama niçin Mesih dendiği hususunda tefsir âlimlerinden çeşitli rivayetler [nakiller] gelmiş olup, bazıları şunlardır:
a) Şeytan musallat olmaması için Cebrail aleyhisselam kanadı ile meshetmiştir.

b) Her türlü pisliklerden uzak, günahlardan temizlenmiş olduğu için bu isim verilmiştir.

c) Hangi hastaya dokunsa, Allahü teâlânın izni ile hasta iyi olurdu. Bunun için Mesih denilmiştir.

d) İsa aleyhisselamın yeryüzünde çok seyahat etmesi sebebiyle bu isim verilmiştir.

e) Mesih, İbrani dilinde mübarek manasındadır. Hazret-i İsa'nın şeref ve faziletinin üstünlüğünü bildirmek için bu manaya işaretle Mesih denilmiştir. (Fahreddin-i Râzi)

f) Kıyamete yakın yeryüzünde çıkacağı bildirilen, son derece kıvırcık saçlı, gözü dışarı fırlamış kâfir bir genç olan Deccal'a verilen isim.
(Dikkat ediniz! Deccal Mesih'in sağ gözü şaşıdır. Onun gözü sanki salkımındaki emsalinden dışarı çıkmış, iri bir üzüm tanesi gibidir.) (Hadis-i şerif-Buhari)

Barnabas İncilinde ben Mesih değilim diyorsa ben Deccal değilim demek istiyordur. Kâfir Deccal’a da Mesih denir ki, onun hâşâ faziletlerle (güzelliklerle, iyiliklerle) hiçbir ilgisi yoktur. Ona Mesih denmesinin sebebi, gözünün birinin silik olup, tek gözlü olduğu veya kendisinden hayır silindiği, yahut ortaya çıktığında, yeryüzünü kısa zamanda dolaşacağı içindir. (Ahmed Nâim Efendi)

Sual: Mesih peygamber manasına da gelir mi?
CEVAP
O anlama geldiği kitaplarda yazmıyor.





03-03-2008 03:52 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #19
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Hazret-i İsa’ya niçin Ruhullah deniyor
Sual: İsa aleyhisselama niçin Ruhullah deniyor?
CEVAP
Allahü teâlâ öyle dediği için ruhullah deniyor. Ayrıca kelimetullah da deniyor. Musa aleyhisselama da kelimullah dendiği gibi.

Allahü teâlâ yoktan yaratır. Toprağı, nuru, ateşi yoktan yarattı. Ama âdeti şöyledir ki, her şeyi bir sebeple yaratıyor. Mesela Âdem aleyhisselamı topraktan, Melekleri nurdan, cinleri ateşten yarattı. İsa aleyhisselamı babasız olarak ruh üfürülerek yarattı. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İffetini korumuş olan Meryem’e ruhumuzdan [vasıtasız olarak yarattığımız ruhtan] üfledik; onu ve oğlunu cümle âlem için bir ibret kıldık.) [Enbiya 91]

(Ruhumuzdan üfledik) ifadesi sadece İsa aleyhisselam için değil, Âdem aleyhisselam için de kullanılmıştır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Ona [Âdem’e] şekil verip ona ruhumdan [yarattığımız ruhtan] üflediğim zaman, siz hemen ona [doğru] secdeye kapanın!) [Hicr 29]

(Rabbin meleklere şöyle demişti: Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan [yarattığımız ruhtan] ona üflediğim zaman ona [doğru] secdeye kapanın.) [Sad 71-72]

(Onu [çamurdan şeklini] tamamlayıp şekillendirdi, ona kendi ruhundan [yarattığı ruhtan] üfledi.) [Secde 9]

(Allah nezdinde İsa’nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona ol dedi ve oluverdi.) [Al-i imran 59]





03-03-2008 03:53 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,258
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 848
546 konuda 806 teşekkür!
Mesaj: #20
RE: Hıristiyanlık nedir ? Geniş bilgi

Hazret-i İsa’nın kurban edilmesi
Sual: Hıristiyanlık broşürlerinde (Kurban bayramında koç kurban edilmesi manasızdır; çünkü İsa kurban edilmiştir) denilerek şu yazılara da yer veriliyor:
(Kurtuluş için İsa’nın kurban edilmesi kâfidir.) [İbraniler 9/25,26]
(İsa, insanlığın kurtuluş fidyesi olarak hayatını vermişti.) [I.Timoteos 2/5-6]
(Tanrı, merhametsiz olsaydı, herkese kendi borcunu ödetirdi. Adil, merhametli olduğu ve dünyayı çok sevdiği için, herkesin affolması için biricik oğlunu feda etti.) [Yuhanna 3:16]
(Doğru olan Mesih, doğru olmayanların uğruna günahlar için bir defa öldü.) (I.Petrus 3:18)
(Eski insanlar, kusursuz kuzu Mesih’in kanının fidyesiyle kurtuldu.) [1.Petrus1:18,19]
Bu yazılarda gerçeklik payı var mıdır?
CEVAP
Benzeri broşürler, sık sık dağıtılıyor. Burada ilme, akla, mantığa zıt hususlardan bazıları şunlardır:
1- (Tanrının biricik oğlu) deniyor. Niye başka oğlu-kızı yok? Tanrının oğlu olunca, oğlunun dedesi de olmaz mı? Tanrı, oğula niçin ihtiyaç duymuştur? Tanrıyı et, kemik gibi zannediyorlar. Tanrının oğlu ölür de, tanrı ölmez mi? Halbuki İslamiyet’te Allahü teâlâ, birdir, sameddir, yani hiç bir şeye muhtaç değildir, aksine her şey Ona muhtaçtır. Doğmamış, doğurmamıştır. Hiçbir şey, Ona eş ve denk değildir. (İhlas suresi)

2- Hazret-i İsa’nın, insanlığın kurtuluşu için, fidye olarak öldüğü söyleniyor. Madem suçsuz, günahsız kimseyi fidye olarak öldürünce insanlar kurtuluyor; ne diye Hıristiyanların tanrısı, merhamet ederek (!) başka günahsızı, masumu veya tekrar Hazret-i İsa’yı öldürmüyor? Yahut başka bir çocuk yaratıp onu öldürmüyor? Günahsızı günahkârlar için öldürmek nasıl adalet olur? Onu öldürmeden insanların günahlarını affedemez miydi? Bir papaz günah çıkarıyor da, her şeye gücü yeten tanrı günah affedemez mi?

Hıristiyanlığın bu tanrısı, acaba kendinden daha üstün biri var da, ondan mı korkuyor? Fidyesiz herkesi affettim deseydi kim ne diyebilirdi? Kâinatın tek yaratıcısı Allah’ı hiç kimse, hiçbir şeye mecbur edemez, yaptığı işlerinden dolayı da sorumlu tutamaz. (Enbiya 23)

3- Suçsuz birini, suçlular için öldürmek nasıl merhamet olur, hangi akla, mantığa uygundur? Hıristiyanların tanrısı, suçsuz, günahsız insanı merhametli olduğu için mi öldürüyor? Teksas’ta biri hırsızlık etse, bunun yerine Bağdat’taki biri cezalandırılır mı? Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Hiç kimse, başkasının günahını çekmez.) [Necm 38]

4- Hiçbir sıkıntının bulunmadığı güzel Cennet varken, Hıristiyanların tanrısı niçin şu çirkef dünyayı sever ki? Halbuki Kur'an-ı kerimin çeşitli yerlerinde dünya kötülenmektedir. (Ankebut 64)

Anlaşılan, Hıristiyanların inandığı tanrı, Cenneti Cehennemi görmemiş. Eğer Hıristiyanlar, Cenneti, Cehennemi yaratan Allahü teâlâyı bilseydi, efsaneler zinciri olan Hıristiyanlığı hemen bırakırlardı.

5- Deniyor ki: (Her çocuk, günahkâr doğar. İsa, bu günahlara fidye için öldü.)
İnsanların doğuştan günahkâr olması, akılla, mantıkla bağdaşmaz. Yeni doğan bebek niçin günahkâr olsun? İnsanların günahını affetmesi için her şeye kadir olan Allahü teâlâ, niçin Hazret-i İsa’nın ölmesini isteyecektir? Papazları bâtıl inançlarına göre günah çıkarma yetkisi olduğuna göre, herkesin günahını çıkarıversinler. Bir papazı öldüren kimse, gider öbür papaza günahını affettirir. Kısacası hıristiyanlıkta suçların ardı arkası kesilmez.

Hakiki İncil bir tane iken dörde çıkardıkları gibi, Allah da bir iken, üç tanrı kabul ediyorlar. (Üç, bir demektir. Üç tane bir, birbiriyle çarpılırsa yine bir çıkar) diyorlar. Milyon tane bir, birbiriyle çarpılırsa yine bir çıkar. Ne demek bu? Yeni misyonerler, eski Hıristiyanların saçmalıklarını nasıl tevil edeceklerini bilemiyor, bir çamurdan çıkıp diğerine batıyorlar. Yine deniyor ki:
(Doğru olan hiç yok, bir kişi bile yoktur.) [Romalılar 3:10]

Hıristiyanlar, demek ki kendileri gibi bütün insanların doğru olmadıklarına inanıyorlar. Cenab-ı Allah, binlerce enbiya ve evliya göndermiştir. Hıristiyanlara göre peygamberler de doğru insan değildir. Ne kadar saçma!
Aynı broşürde diyor ki:
(Yasanın gereklerini yani dinin emirlerini yapmakla hiç kimse, Tanrı katında aklanmaz.) [Romalılar 3:20]

Ne biçim din ki, dinin emrine uyan da kurtulamıyor?
Kurtulmak için: (Kutsal Yasaya göre her şey kanla temizlenir ve kan dökülmeksizin bağışlama olmaz.) [İbraniler: 9:22]

Demek ki Hıristiyanlar, Haçlı seferleri düzenleyerek müslümanların günahlarını kanla temizlemek istemişlerdi. Eskiden, (İsa tanrının oğludur) diyorlardı. Şimdi ise buna Hazret-i Âdem’i de eklemişler. Tevil ve ilavelerle İnciller ne hâle geldi. Böyle saçma broşürlerle müslümanları dinden çıkarmaya çalışıyorlar. Fakat dinini bilen bir müslüman, bunlara aldanmaz. Çünkü müslümanlık ilim dinidir. Hıristiyanlık ise, hurafelerle doludur. Onun için, (Hıristiyanlar âlim olunca Hıristiyanlıktan, Müslümanlar cahil kalınca Müslümanlıktan çıkar) sözü meşhurdur.





03-03-2008 03:53 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap Gönder  Konu Gönder 

Benzer Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleme: En Son Mesaj
  Mezhep Nedir ..? merdo 3 220 19-02-2008 12:13 PM
En Son Mesaj: merdo

Yazdırılabilir Bir Versiyon Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Konuyu Favorilerime Ekle



Arşiv | RSS (Besleme) | Takım | Forumları Okundu Say Copyright ForumTema