|
Merhaba! ( Giriş — Kayıt) Zaman: 02-12-2008, 01:29 PM
|
|
|
HIRANT DİNK
|
| Yazar |
Mesaj |
pentagram
Aktif Üye
  
Mesajlar: 52
Grup: Registered
Katılım: Jan 2007
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 0
Tesekkür: 0
0 konuda 0 teşekkür!
|
HIRANT DİNK
Hırant Dink vuruldu. Başına dört el ateş edilerek, gazetesinin önünde vuruldu. Elbette çok üzüldüm. Hırant Dink'in vurulmasının, hem de bu ülkede vurulmasının doğuracağı sonuçları tahmin edebildiğim için çok üzüldüm. Bu ölümün bu ülkeye vereceği zararı bildiğim için çok üzüldüm.
Herkesin yazdığı gibi uluslar arası tepkiden veya dünya milletlerinin gözündeki imajımızın zarar göreceğinden dolayı değil ama. Zira bu imaj zaten bellidir ve yüzlerce yıldır değişmedi, uluslar arası tepki ise ille de birinin ölümüne ihtiyaç duymaz söz konusu ülke Türkiye ise mutlaka bir bahane bulunur.
Benim kaygım, marjinalleştirilmeye çalışılan milli duruş ile ilgilidir.
Benim kaygım bundan sonra oluşacak olan tüm milli tepkilerin bu travmaya takılıp kalacağı ile ilgilidir.
Benim kaygım namus bayrağını taşıyan namussuzların namus kavramına zarar vermesi ile ilgilidir.
Benim kaygım bu olaydan önce neredeyse suç sayılan "ben Türk'üm" cümlesinin bu olaydan sonra belki de en provakatif cümle olarak algılanabileceği ile ilgilidir. Bu ortamı fırsat bilen millet ve vatan düşmanlarının ise pervasızlık sınırlarının nereye kadar genişleyeceği ile ilgilidir.
İşte tüm kaygım ve üzüntüm bunlardan ibarettir. Elbette bir insan öldürüldüğü için, çocukları babasız kaldığı için üzgünüm, hem de çok üzgünüm. Ancak yazılanların ve söylenenlerin nasıl provakasyonlara sebep olacağı da ortadadır.
Burası özgür bir ülkedir elbette, herkes dilediğini düşünmekte ve söylemekte ve hatta yazmakta özgürdür, ancak özgürlük sınırsız değildir. Zira başkalarının özgürlüklerinin ve kutsallarının sınırları bizim özgürlüklerimizi kısıtlar. Sırf özgür olmak adına kimseye hakaret edemezsiniz. Sırf özgür olmak adına kimsenin kutsalları ile alay edemezsiniz.
Hırant Dink vuruldu, bir ev babasız, bir kadın kocasız kaldı. Şaşılacak bir hızla basılan posterleri pankart şeklinde dağıtılmış ve toplanan kalabalığın ellerinde, " katil devlet hesap verecek" sloganları eşliğinde sallanıyordu. Aslında bir babaydı ölen, bir insandı bir provakasyon malzemesi değildi.
Hırant Dink vuruldu, yolara döküldü insanlar, karanfiller atıldı vurulduğu yere. Dev bir posteri derhal gazete binasından sarkıtıldı. Tüm gazeteler olayı manşetten verdi, herkes baş sağlığı mesajları geçti.
Biz bu tür ölümlere, arkadaşlarımızı kaybetmeye alışmıştık aslında ama bir teki için bile böyle bir uğurlama yapmamıştı Türk halkı, bir teki için bile yayın organları böyle manşetler atmamıştı, alışmadığımız buydu bizim.
Kadir Aydın; şehit j. Astsubay. Diyarbakır'ın Lice kırsalında teröristlerle girilen çatışma sonucunda hainler tarafından ve vatanı uğruna şehit düştü. Babası kızım var onu da vatana kurban vermeye hazırım dedi. Hiçbir gazete bu kadar yer vermedi, ne İstanbul ne İzmir'de bu kadar kalabalık toplanıp terörü protesto etmedi.
Alim Yılmaz; J. Yarbay. Elazığ ili kırsalında teröristler tarafından şehit edildi. Eşi Ağlamayacağım, onları sevindirmeyeceğim bu vatanı bölemeyecekler diyordu. Haber bültenlerindeki birkaç saniyelik görüntü ve haber metni dışında hiçbir kanal ondan bahsetmedi, onun için özel programlar yapılmadı. O bir kahramandı ve kahramanlar gibi gitti sonsuzluğa.
Daha burada isimlerini saymaya kalksam ciltler alacak kadar çok kahramandan bahsediyorum, hiç birisi bize hakaret etmedi, istiklal marşının "kahraman ırkıma bir gül" bölümünde susmadılar haykırdılar. Hırant Dink güvenlik ve huzur içinde yazabilsin, çocukları okullarına emniyetle gidebilsin diye şehit düştüler. Kimse onlar için posterler bastırıp yürüyüşler tertip etmedi.
Biz alışmıştık aslında ölümlere, arkadaşlarımızı topraklara koymaya, Hırant Dink'in bir terör eylemine kurban gitmesinden dolayı oluşan toplumsal hassasiyeti, onların da hak ettiklerini düşünüyorum sadece ama onlar için gösterilmedi.
Hırant Dink vuruldu ama ne ölecek biliyor musunuz? Ancak oluşmaya başlamış olan milli ruh ölecek, öldürülecek. Yenice filizlenmeye başlamış olan ulus bilinci öldürülecek, gazete köşelerinde.
Hırant Dink vuruldu ama Türküm ve kimseye soy kırımı uygulamadım, benim olan vatan toprağından bir karış vermeyeceğim diyenler ve diyecekler öldürülecek televizyon programlarında.
Hırant Dink vuruldu ama aslında ölen başka bir şey olacak ve Hırant Dink'i vuran her kimse gerçekten bu vatana ihanet etti. Bu ülkeye verilecek en büyük zararlardan birini verdi.
Şimdi Irak'ta ki Türkmen katliamına gösterilecek tepki bu travmaya takılacak.
Kıbrıs için oluşmaya başlayan hassasiyet bu olaya kurban edilecek.
Türk varlığı için söylenecek her söz ve yazılacak her kelime derhal Şişli'de ki kanlı sokağın müsebbibi olma suçlamasıyla karşılaşacak.
Hırant Dink vuruldu ve öldü. Basılan bu düğmeden sonra ölecek her şey için Türk ulusunun başı sağ olsun. Bu ölümden ve bundan sonrakilerde kim nemalanacaksa o sevinecek, mutlu olacak. Biz çok üzüldük çünkü kayıp çok büyük olacak, Hırant Dink'ten daha büyük olacak. Bu kaybı önlemek için sessizce toprağa düşen kahramanlar ise ölmeye devam edecek. Sessizce. Türk ulusu! Başın sağ olsun
"VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"
OKTAY YILDIRIM
|
|
| 25-01-2007 02:44 AM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
tyler
V.I.P.
   
Mesajlar: 147
Grup: V.I.P.
Katılım: Dec 2006
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 3
Tesekkür: 0
5 konuda 7 teşekkür!
|
RE: HIRANT DİNK
Bu arada Hrant Dink Malatya'lıymış...
Umarım bir daha insanlarmız kurşunlara yem olmaz...
Yurtta barış, dünyada barış, diyorum...
NOKTA
"People are always asking me if I know Tyler Durden"
The Narrator
|
|
| 25-01-2007 03:14 AM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
pentagram
Aktif Üye
  
Mesajlar: 52
Grup: Registered
Katılım: Jan 2007
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 0
Tesekkür: 0
0 konuda 0 teşekkür!
|
RE: HIRANT DİNK
YOKSA EĞER BİR MAHSURU BEN TÜRKÜM
A.BERHAN YILMAZ
Yoksa eğer bir mahsuru;
Ben TÜRK’ÜM.
Ben de bir insan olarak üzüldüm bir yazarın öldürülmesine.
Hatta keşke zamanı geri getirebilsek de, suikastı önlesek diye düşündüm.
Peki, benim günlerdir gördüğüm, yaşadığım bu kâbus nedir?
Nedir bu “Hepimiz Ermeni’yiz” pankartları, sloganları, söylemleri?
Türkiye’de Türk vatandaşı olan bir yazar öldürülüyor.
Hemen her insan üzülüyor ve hatta belki hanımını dinleyince ağlıyor.
O da bir baba, bir dede, eş ve insan, bu olaya üzülmeyen zaten kendine bir bakmalıdır diye düşünüyorum.
Ama iş etnik kimlikle bu cinayeti başka tarafa çekmeye gelince ben yokum.
Hepiniz Ermeni olabilirsiniz, ben TÜRK’ÜM
Benim vatan, millet ve inançlarıma saygım ve aşkım var.
Şimdi bu etnik kimlik kışkırtması değil midir? Başkaları da aynı şeyi yapmaya kalksa ne diyeceksiniz.
Ermeni’leri mutlu etmek için, onlara hoş görünmek için yapılan bu iş eziklik, acizlik ve Türklüğe hakaret değil midir?
Hemen bütün televizyon kanalları, yazılı basın gururla ve sanki büyük bir iş başarılmış gibi on binlerce Türkün “Hepimiz Ermeni’yiz” yazılı pankartlarla yürüdüğünden bahsediyor. Ben üzülüyorum ve utanıyorum.
Bu ne bir ırkçılık, ne bir kafatasçılıktır. Hangi Ermeni veya başka bir kimlikle kendini izah eden hangi insan böylesi bir pankartla yürür ve bundan gurur duyar. Sizi Ermenistan’da bu şekilde yürütürler mi?
Şimdi bu sloganlarla ne denmek isteniyor anlayabilmiş değilim. Bu hoşgörü mü, bu anlayış mı yoksa bu bizi yok edecek emperyalist atakların başarısı mıdır?
Yıllarca bu vatanda sağ – sol diye aynı milletin çocukları bir birini vurdu, yıllardır laik, anti-laik, dindar – dindar olmayan, sağcı – solcu diye aynı milletin insanları birbirine olmadık zulümler, hakaretler ediyorlar. Ama nasılsa “Hepimiz Ermeni’yiz” sloganında birleşiyorlarmış gibi gösterilmeye çalışılıyorlar.
Biz millet olarak bugünlere çok kolay gelmedik, Türk olmanın bedeli ağırdır ve Türk olmak kolay değildir. Bizim ne Çanakkale’de, ne Sarıkamış’ta, Ne Erzurum’da ne de son yirmi beş yıldır verdiğimiz şehitler bunu hak etmiyor. Onlar bu vatan, bu millet ve bu milletin inançları için şehit oldular. Onlar siz bir gün Ermeni’yiz diyesiniz diye bu toprakları sizlere emanet etmediler.
Bizler ne kafatasçıyız, ne de ırkçı bizler vatanına ve milletine âşık, ülkesi için yaşayan insanlarız. Bizler inançları doğrultusunda milletine hizmet etmeye çalışan vatanseverleriz.
Bizler dedelerimizden, ninelerimizden, analarımızdan, babalarımızdan Ermeni mezalimini dinleyerek büyüdük, buna rağmen yine de onların bize baktığı gibi onlara bakmadık. Erzurum’da büyüyen bu ne demektir iyi bilir.
Ama böylesi bir cinayetin ardından Türklere saygısızlık, Ermenilere tazim yaparsanız, bu hıyanet olur, bu insafsızlık olur. Ermenileri mutlu etmek için Türk milletine yapılan bu etnik kimlik kışkırtmasını doğru bulmuyorum.
Yapılan suikastı bu şekle dönüştürünce siz sanıyor musunuz ki adamlar size hak verecekler. Bakın nasıl elleri güçlendi ve diğer ülkelerde nasıl daha rahat ve güçlü istedikleri kararları aldıracaklar veya aldırmaya çalışacaklar.
Sen Türkiye Cumhuriyeti Devletinde ben Türküm diyenlere ve bununla öğünenlere ırkçı diyeceksin, Hepimiz Ermeni’yiz diye günlerdir bağıranlara da alkış tutacaksın.
Hiç kimseye, hiçbir millete saplantı haline gelmiş peşin bir hükmüm yoktur. Ama bilirim ki tarih tekerrürden ibarettir, bu yolda uyuyan, uyandığında kendini işte böyle Ben Ermeni’yim diye bağırırken bulur.
Kaldırımlar yürümekle aşınmaz diyenler, gün geldi o kaldırım taşlarının benim askerime, polisime sökülerek haince atıldığını gördüler. Şimdi bu sloganlara alkış tutanlar dilerim daha kötü günleri yaşamazlar.
Türkiye’de bizi birleştiren ana unsur Türklüktür. Ama ne yazık ki ülkemizde milliyetçilik bir partiye, Müslümanlık başka bir partiye, Atatürkçülük, laiklik başka partilere ihale edilmiştir. Bu durumda hepimizin sahiplenmesi gerek ortak değerlerimiz bizleri birleştirmesi gerekirken oy uğruna bizleri parçalamaya yönelik kullanılmaktadır. Hal böyle olunca; birileri çıkar hepimizi Ermeni de yapar, yarın başka bir milletten de oluruz.
Kimseye, hiçbir millete kinimiz yoktur ama nasıl ki onlar TÜRK değilse bizler de onlardan değiliz. Bizim topraklarımızda, vatanımızda gözü olanların, soykırım iddialarıyla bizleri köşeye sıkıştırmaya çalışanların bu ülkede bir suikastı bahane edip etnik kimliklerini ön plana çıkarmaları affedilebilir değildir.
Şimdi her insan, her siyasi, her parti bu milletin ortak değerlerine sahip çıkmalı ve bu değerler üzerinden siyaset yapmayı bırakmalıdır.
Hoşgörü, diyalog ve benzeri güzellikler tek taraflı olmaz, biz bir adım siz bir adım. Ben bekliyorum ki yarın Ermenistan’da on binler HEPİMİZ TÜRKÜZ diye yürüsünler.
Şimdi o pankartları taşıyanlara sesleniyorum, hepiniz Ermeni olabilirsiniz, BEN TÜRK’ÜM.
Hani bilinsin istedim. Ayrıca umarım bir mahsuru yoktur.
A.BERHAN YILMAZ
ERZURUM
|
|
| 30-01-2007 12:48 AM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
|
|
 |
|
|