Hızlı Giriş:
Merhaba! (GirişKayıt)
Zaman: 08-09-2008, 02:41 AM


Cevap Gönder  Konu Gönder 
Hastalık ve Musibetler Karşısında Ne Yapmalıyız..
Yazar Mesaj
merdo
Super Moderator
******
Super Moderators


Mesajlar: 1,232
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 18

Tesekkür: 831
530 konuda 781 teşekkür!
Mesaj: #1
Hastalık ve Musibetler Karşısında Ne Yapmalıyız..

HASTALIK VE MUSİBETLER KARŞISINDA NE YAPMALIYIZ?

İnsanoğlu dertlerle cebelleştiği zaman gün olmuş sabır etmiştir. Gün olmuş şikâyet etmiştir. Öğle ya “insan gönüldür, gönül” tespitiyle insanın gönülden ibaret olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, insan bünyesinde etkili unsurun insanın gönül yapısı olduğunu tespit ve işaret etmiştir. Bazen küçücük bir sıkıntı ya da hastalığa karşı morali bozulur, adeta yıkılır insan… Bazen de başkasını hayrete düşürüp; “nasıl dayanıyor bu çileye“ dedirtecek kadar sabırlı, dayanıklı ve sağlam…
İnsanın çile karşısındaki dayanma gücü o kişinin gönül kapasitesi ile doğru orantılıdır.İnsanın gönül kapasitesine “sadr” denir. İşte insanın gönül kapasitesinin geniş olduğu zaman insanın güçlü olduğu zamandır. İnşirah suresinde bu durum şöylece işaret edilmiştir.


“Senin göğsünü açmadık mı?/Yükünü üzerinden atmadık mı?/Ki o senin belini bükmüştü./Ve senin şanını yükseltmedik mi?/Muhakkak ki güçlükle beraber bir kolaylık vardır./Elbette güçlükle beraber bir kolaylık vardır./Öyleyse boş kaldın mı hemen koyul,/Ve Rabbine koş.”(inşirah suresi /1-8)

İstenilen; Erenlerin, İbrahim Hakkı’ların “Hoştur bana senden gelen, ya gonca gül yahut diken, ya hil’atü yahut kefen, lütfunda hoş kahrında hoş” deyip, kahrın içinde lütfu gören bir gönül yapısıdır. İnsanı hastalık ve musibet karşısında güçlü kılan gönül yapısı budur. Gönül yapısının zenginliği Allah(cc) yakınlığıyla elde edilir. Allah(cc) yakınlığı ise ibadetle elde edilir.

İnsanoğlu hastalık ve musibet karşısında nasıl davranacağı bilmesine rağmen dert ve musibet onun yakasını ölünceye dek bırakmayacaktır. Bu hal insanın yaradılışında vardır. Hastalık ve musibetle karşılaşan insanın nasıl davranması gerektiğini ve karşılaştıkları bu durumunun ne manaya geldiğini Peygamber Efendimiz(sav) aşağıdaki hadisi şeriflerde izah etmiştir.

Ebu Hureyre ve Ebu Said radıyallahu anhüma'nın anlattıklarına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur: "Mü'min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur." (kütübüSitte / 4658)

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hummalıyı ziyaret etmişti. Hastaya: "Müjde! Zira Allah Teâla hazretleri diyor ki: "Humma benim ateşimdir, ben onu mü'min kuluma musallat ederim, ta ki, ateşten tadacağı nasibi(ni dünyada tadmış) olsun."(kütübü sitte / 4660 )

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Mükâfatın büyüklüğü belânın büyüklüğü ile (orantılıdır). Allah bir cemaati sevdi mi onları musibete müptela eder. Kim bundan razı olursa Allah da ondan razı olur, kim de razı olmazsa Allah da ondan razı olmaz."(kütübü / sitte 4662 )

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Kıyamet günü, afiyet ehli kimseler, bela ehline sevapları verilince, dünyada iken derilerinin makaslarla kazınmış olmasını temenni edecekler."(kütübü sitte / 4663 )

Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mü'min erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Tâ ki hatasız olarak Allah'a kavuşsun." (kütübü sitte / 4664 )

Mus'ab İbnu Sa'd, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Der ki:
"Ey Allah'ın Resulü! Dedim, insanlardan kimler en çok belaya uğrar?" "Peygamberler, sonra büyüklükte onlara ve bunlara yakın olanlar. Kişi diyaneti nispetinde belaya maruz kalır. Kim dininde şiddetli ve sağlam olursa onun belası da şiddetli olur. Şayet dininde zayıflık varsa, Allah onu da diyaneti nispetinde imtihan eder. Bela kulun peşini bırakmaz. Tâ o kul, hatasız olarak yeryüzünde yürüyünceye kadar."(kütübü sitte / 4665 )

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Allah Teâla hazretleri ferman etti: "İzzetim ve celalim hakkı için, mağfiret etmek istediğim hiç kimseyi, bedenine bir hastalık, rızkına bir darlık vererek boynundaki günahlarından temizlemeden dünyadan çıkarmayacağım."(kütübü sitte / 4666)

Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Bir kul, Salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa, Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu Salih amelin sevabını aynen yazar."(kütübü sitte / 4667 )

Bize düşen Allah’ın(cc) hakkımızda takdir ettiği hastalık ya da musibet karşısında elimizden gelen tedbir ve de tedaviyi olduktan sonra, takdire rıza gösterip Allah’ın(cc) kaderi
Önünde boynumuzu büküp sabırla beklemesini bilmeliyiz. Unutmamalıyız ki; “Kadere razı olanlar kederden emin olurlar.”


UĞUR KEPEKÇİ





23-07-2008 06:55 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
delikız
Aktif Üye
***



Mesajlar: 74
Grup: Registered
Katılım: Jul 2008
Durum: Çevrimdışı
Reputation: 2

Tesekkür: 5
20 konuda 21 teşekkür!
Mesaj: #2
RE: Hastalık ve Musibetler Karşısında Ne Yapmalıyız..

Allah razı olsun hemşo

23-07-2008 09:59 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Tesekkür eden merdo (24-07-2008 11:24 PM)
Cevap Gönder  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyon Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Konuyu Favorilerime Ekle



Arşiv | RSS (Besleme) | Takım | Forumları Okundu Say Copyright ForumTema