VE BİR FRANSIZ ÜNİVERSİTESİNE İLK KEZ BİR TÜRK REKTÖR SEÇİLDİ!
HEM MALATYALI!
HEM DE BİZDEN BİRİ!
GURURUMUZ CAFER ÖZKUL!
Fransız Rouen Üniversitesi Türk rektöre emanet
11 MAYIS 2007/SABAH
Fransa'nın seçkin yüksek öğrenim kurumlarından Rouen Üniversitesi'ne Türk rektör seçildi. Prof. Dr. Cafer Özkul, dün yapılan oylamada diğer iki rakibini geride bırakarak bu göreve layık görüldü. Özkul, iki üyenin katılmadığı 140 kişilik seçici kurulda dün öğleden sonra yapılan oylamada 80 oy almayı başardı. Böylece ikinci tur oylamaya gerek kalmadan yeni rektör olarak ilan edildi.
EN ÜST KADEMEYE ÇIKTI
25 bin öğrencisi, 1800 öğretim üyesi ve personeli bulunan, 7 fakülte ve 15 yüksek okuldan oluşan üniversiteyi artık 5 yıl boyunca Prof. Özkul yönetecek. Aynı üniversitede bölüm başkanlığı ve fakülte dekanlığı yapan Prof. Özkul, Malatya'nın Hekimhan ilçesi Kocaözü köyünde doğdu. Sınavla kazandığı bir bursla gönderildiği Fransa'da üniversite öğrenimi gören Özkul, doçentlik ve profesörlük unvanlarını da bu ülkede elde etti. Aldığı birçok ödülün yanında, ülkede profesörlüğün en üst kademesi olan ve profesörlerin sadece yüzde 2'sinin geçmeyi başarabildiği "classe exeptionelle" sınıfına geçti. Evli ve 3 çocuk babası olan Prof. Özkul'un eşi Çağlayan Nehir Özkul da akademisyen olarak görev yapıyor.
Hiç dil bilmeden gitti rektör oldu
İDİL DEMİREL 12 MAYIS 2007/SABAH
Lise Fransızcası ile gittiği ülkede Rouen Üniversitesi'ne oy çoğunluğuyla rektör seçilen Malatyalı Cafer Özkul "Türk olduğum için kimse önümü kesmeye çalışmadı" dedi..
Fransa'nın seçkin yüksek öğretim kurumlarından Rouen Ünivesitesi'nin yeni seçilen Türk rektörü Prof. Dr. Cafer Özkul, SABAH'a konuştu. 1951'de Malatya'nın Hekimhan ilçesi Kocaözü köyünde doğan Özkul'un hayatı tam bir başarı hikâyesi... Orta ve lise eğitimini devlet parasız yatılı sınavını kazanarak Gaziantep Lisesi'nde tamamlayan Özkul, Fransa'ya 1970'de Etibank bursuyla gitti. Besançon kentinde dil eğitimi alan Özkul, ardından Paris'te yüksek öğrenim gördü ve 1976'da elektrik mühendisi olarak mezun oldu. Aynı yıl Rouen Üniversitesi'ne ilk adımını atan Özkul, mastır eğitimine başladı. 1980'de fizik doktoru oldu ve akademik kariyerinde hızla tırmanarak, 2005'te "ordinaryus profesör" oldu. Prof. Dr. Özkul, 2003'ten beri aynı üniversitenin Fen Fakültesi Dekanlığı'nı yapıyordu.
HACETTEPE İLE BAĞLANTI KURDU
Fransa'nın ilk Türk rektörü Cafer Özkul, "1969- 1970 öğretim yılında liselerarası bilgi yarışmasında, üç arkadaşımla birinci oldum. Fransa'ya Fransızca bilmeden geldim. Yani lisede gördüğümüz Fransızca'yla... Bir yıl Fransızca eğitim aldım. 1976'da mühendis olarak mezun oldum" dedi. "Rektör seçimleri sırasında kimse, Türk olduğum için önümü kesmeye çalışmadı" diyen Özkul, "Zaten bu tarz bir tepki olsaydı bu kadar büyük farkla seçilmezdim. Tecrübem sayesinde seçildiğimi düşünüyorum" diye konuştu. Prof. Dr. Özkul, Rouen Ünivesitesi'nde 50 Türk öğrenci bulunduğunu söyledi. Özkul, iki ya da üçünün dışında diğerlerinin aileleri burada yaşıyor olmasına rağmen daha çok içlerine kapanık olduğunu söyledi. Şangay Fen ve Teknoloji Üniversitesi'ye anlaşma yaptıklarını; oradaki öğrencilerin ilk yıl Fransızca öğrendiklerini, ikinci ve üçüncü yıllarda Fransızca ve Çince derslere devam ettiklerini söyleyen Özkul, "Son senede ise bizim üniversitemizde eğitim görüyorlar. Benzer bir anlaşma niye Türk okullarıyla yapılmasın ki" dedi. Hacettepe ve İstanbul üniversiteleriyle bağlantılar kurduklarının altını çizen Özkul, "Bunları daha da geliştirmeyi planlıyoruz. Erasmus öğrenci değişim programlarını geliştireceğiz" diye konuştu.
Avrupa'da bir Türk rektör!
9 Mayıs 2002 Taha AKYOL Milliyet
FRANSA'DA Rouen Üniversitesi... 25 bin öğrencisi, 1800 öğretim görevlisi ve çalışanı var. 7 fakülte ve 15 yüksek okuldan oluşuyor.
Rektör seçimleri yapılıyor... Bu Fransız üniversitesinde rektör adaylarından biri bir Türk: Prof. Cafer Özkul!
Küreselleşme çağında, Türkiye AB'ye tam üye olmak isterken, Avrupa'da yabancı düşmanlığı yükselirken çok tipik, çok simgesel bir olay.
Rektör seçimi bizdeki gibi değil. 140 kişilik bir seçiciler kurulu var, rektörü onlar seçiyor.
Seçim dün yapıldı... Çok ümitliydiler ama bir Fransız profesörü 77 oy alarak rektör seçildi. Prof. Cafer Özkul 55 oyla ikinci oldu!
İkinci gelmek de büyük başarıdır; kutluyorum.
Prof. Özkul'un eşi Çağlayan Nehir Özkul Hanım diyor ki:
"Fransa'nın cumhurbaşkanlığı seçiminde sağa kayması, bizi çok etkiledi..."
Doğrudur... Avrupa'da yükselen yabancı düşmanlığının oradaki Türklere ve bütün 'dışarıdan gelenler'e olumsuz etkileri olacak, belki de artacak bile...
* * *
KONUYU çok önemli buluyorum: Malatya'nın Hekimhan ilçesinin Kocaözü kasabasından yoksul bir çocuk... Devletin parasız yatılı okul sınavını kazanıyor, Gaziantep Lisesi'ni bitiriyor. Liselerarası Bilgi Yarışması'nda Türkiye birincisi oluyor. Sınavla kazandığı Etibank tarafından burslu olarak Fransa'ya gönderiliyor. Elektrik Mühendisi olarak doktora yapıyor... Doçent, profesör...
Rouen Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Başkanı... Ardından dekan... Sonra rektör yardımcısı ve rektör adayı! Oyların üçte birden fazlasını da alıyor!
Eşi Nehir Hanım ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü mezunu, bilgisayar uzmanı, Fransa'da Yüksek Tekniker Okulu'nda bilgisayar ve elektronik öğretmeni...
İkisini de başarılarından dolayı kutlarken diyorum ki:
İşte küreselleşmenin Türklere açtığı imkanlar!..
Batı ülkelerinde çok sayıda bilim adamlarımız var... Almanya'ya gönderdiğimiz işçilerden 40 bini işveren olmuştur...
* * *
ROUEN Üniversitesi'nde rektör nasıl seçiliyor.
Seçimi yapan 140 kişilik kurulda üniversitede çalışan profesörlerin, doçentlerin, personelin, araştırmacıların ve öğrencilerin temsilcileri var. Dahası, halkla ve sanayi ile ilişkileri geliştirmek için olacak, belediye temsilcileri var, bölge temsilcileri var, üniversiteye araştırma yaptıran veya stajyer çalıştıran şirketlerin temsilcileri var!
Böylece rektörü seçecek kurulda hem akademik değerler, hem idari değerler, hem de sivil ve ticari değerler birlikte temsil ediliyor.
Ne YÖK, ne 'kara listeler', ne marş, ne kıyım, ne de sürgün...
Küreselleşen dünyada, ister Türk vatandaşı olsun, ister Avrupa, Asya, Amerika vatandaşı olsun, mutlaka çağın ihtiyaç duyduğu düzeyde 'kaliteli' Türkler yetiştirmemiz gerekiyor.
Küreselleşen dünyada onlar, pasaportları ne olursa olsun, Türkiye'nin kültür ve itibar temsilcileridir.
Özkul'ları kutluyorum ve beş yıl sonraki rektörlük seçimlerinde başarılar diliyorum.
Le Pen kurbanı Türk profesör
13 MAYIS 2002/SABAH
Gaziantep Lisesi'nden mezun olup Fransız Rouen Üniversitesi rektör yardımcılığına kadar yükselen Ord.Prof. Cafer Özkul, rektörlük seçimini 22 oyla kaybetti
Prof. Özkul ırkçı lider Le Pen'e kızgın: Okulda 'Fransızlar varken üniversite yönetimini yabancıya mı vereceğiz' diye konuşulmuş. Le Pen seçimi kaybetmemde çok etkili oldu
Cafer Özkul, Fransa'nın saygın üniversitelerinden Rouen'de uzun yıllardır görev yapıyor. Gaziantep Lisesi'ni 1970'te birincilikle bitirdikten sonra kazandığı bursla 18 yaşındayken gittiği yurtdışı eğitimi, bugün onu üniversitenin en üst düzey yönetim makamına kadar getirdi. Doçentlik, profesörlük, ordinaryüs profesörlük unvanlarını aldı. Araştırma laboratuvarı başkanlığı, fizik bölümü başkanlığı, dekanlık derken rektör yardımcısı oldu. öğrenci, öğretim görevlileri ve iş çevrelerinin desteğiyle rektörlüğe adaylığını koydu. İki turlu seçimi almasına kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat aynı bölümden birlikte aday oldukları bir rakibi ilk turda çekildi ve desteğini sosyal bilimler bölümünden bir adaya verdiğini açıkladı. Ve Özkul, seçimi sadece 22 oy farkla kaybetti.
* Rouen Üniversitesi'nde yabancı öğretim görevlisi ve öğrenci sayısı çok mu?
Genel olarak sayımız az, küçük bir yüzde teşkil ediyoruz. Yabancı öğrenci sayısını tespit etmek daha kolay. 25 000 öğrenciden 2000 bine yakını yabancı.
t Rektörlüğe adaylığınızı koymaya nasıl karar verdiniz?
Üniversitenin her kademesinde yaratıcı deneyimlerim oldu. Çoğunluğun takdir ettiği sonuçlar aldım. Bunun üzerine arkadaşlarım, öğrenciler rektörlüğe de adaylığımı koymamı önerdi. destek oluşunca, ben de aday oldum.
t Rektörlük seçimleri tam bir siyasi seçim gibi geçiyor anlaşılan. Sizin seçim kampanyanız nasıl oldu? Propagandalarınız, vaatleriniz nelerdi?
Adaylığımı açıklarken 8 sayfalık bir bildiri yayınladım. Her seçmene, öğrenci ve personel sendikalarına, mesleki kuruluşlara gönderdim. Bu bildiride, adaylık olma gerekçelerimi, öncelikli projelerimi, öğrencilerin günlük yaşamlarıyla ilgili iyileşmeleri, bilimsel araştırma politikamın ne olacağını, üniversitenin nasıl bölgenin kültür ve düşünce üretimi merkezi olabileceğini anlattım. Beldiye başkanları, milli eğitim müdürü, bölge idare başkanı ve diğer yerel yönetim başkanları ile görüştüm, işçi ve işveren konfederasyonlarıyla konuştum.
* İlk turda kazandığınız başarıya rağmen ikinci turu kaybetmenizin nedeni ne olabilir? Irkçı politikacı Le Pen'in cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki başarısı ve sağcıların artışı etken olabilir mi?
Adaylığımı koyarken bu yüzden oy kaybedeceğimi biliyordum. Ama programının ve konuşmalarımla bu açığı kapatabileceğimi sanıyordum. Le Pen'in yükselişinin muhakkak etkisi oldu. Fransız arkadaşlarım bana "Mutlaka aday ol" dediklerinde "Sadece yabancı olduğum için bana oy vermeyecek insanlar var" demiştim. Alt yapı olarak böyle bir durum söz konusu. 140 kişiden 15-20 kişinin bana oy vermeyeceğini biliyordum". Fransa'da yaklaşık 90'a yakın üniversite var ama hiçbirinin başında yabancı yok. Eğer kazansaydım çok büyük bir olay olacaktı. Fransa'nın ilk yabancı rektörü olacaktım. Belki 5 yıl sonraki seçimlerde... Bir öğrencim, diğer öğrenciler arasında konuşulurken duymuş "Fransızlar dururken üniversitenin yönetimi bir yabancıya mı verelim yani?" diyorlarmış.
İlk turda bir aday, beklenmeyecek kadar az oy alınca seçimden çekildi. Çekilirken de yenilgisinin faturasını bana çıkarırcasına taraftatarlarını sosyal bilimler kökenli adaya oy vermeye çağırdı. Oyları rakibime kaydı. Sonuçta ben 55 oyda kaldım. Yeni rektör de 77 oyla seçildi. Le Pen'in etkisini tam olarak ölçemiyorum. Ancak üç-dört gün önceden, bölgesel gazete ve radyolorda, seçim politik zemine kaydırıldı. Seçimin son anda üniversiteyle ilgisi olmayan bir zemine kaydırılması kesinlikle sonucu etkiledi. Ama demokrasinin kuralı bu! Kabullenmek lazım.
ÜÇ KIZINI FRANSA'DA YETİŞTİRİYOR:
Ordinaryüs Profesör Cafer Özkul'un eşi Çağlayan Nehir (sol başta), yüksek teknisyen yetiştiren bir lisede elektronik öğretmenliği yapıyor. Özkul, eşi için "Hiç Fransızca bilmeden buraya geldiği için önce zorluk çekti. Ama eğitimini tamamlayınca o da alıştı" diyor.
YENİDEN ADAY
* Bir sonraki rektörlük seçimleri ne zaman? Yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?
Su anda geçerli olan Yüksek Öğrenim kanunu değişmezse ve de rektör istifa etmezse seçimler 5 yıl sonra. Bana sonuna kadar destek olan arkadaşlar, seçmen potansiyelime sahip çıkmamı, proje ve düşünce üretmeye devam etmemi, geri çekilirsem arkamdakileri tabiri caizse "öksüz" bırakacağımı söylüyor. Şimdilik eğilimim gelecek seçimlerde aday olmak.
* Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz? Buradaki üniversitelerden size teklif geldi mi? Bu röportaj sonrası gelirse cevabınız ne olur?
1985'te Türkiye'ye dönmeyi düşündüm. O yıl, doçentlik sınavlarına girip doçentlik ünvanı aldım. Birkaç üniversitede rektör veya dekan seviyesinde görüşmelerde bulundum. Ama ciddi bir teklif aldım diyemem. Burada kalmak için karar vermedik. Türkiye'ye dönmeye karar veremediğimiz için kaldık. Topluma yeteneklerimiz, bilgimiz ölçüsünde faydalı olabileceğimiz ciddi bir imkan doğarsa niçin olmasın ki!
[img]
[/img]


HELAL OLSUN...