|
Merhaba! ( Giriş — Kayıt) Zaman: 08-09-2008, 02:58 AM
|
|
|
En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
|
| Yazar |
Mesaj |
merdo
Super Moderator
     
Mesajlar: 1,232
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 18
Tesekkür: 831
530 konuda 781 teşekkür!
|
En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
Sevgili Dostlar
Her Gün Rabbimizin Bir Güzel ismini yazarak ...Güne güzel bir Başlangıç Yapmaya Varmısınız...!
|
|
| 21-02-2008 11:53 AM |
|
|
Tesekkür eden |
Ziyaretçi. (21-02-2008 12:05 PM) |
 |
merdo
Super Moderator
     
Mesajlar: 1,232
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 18
Tesekkür: 831
530 konuda 781 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
"En güzel isimler Allah'indir. O'na o isimlerle dua edin.O'nun isimleri konusunda egrilige sapanlari birakin.Onlar yaptiklarinin cezasini göreceklerdir."
(A'râf suresi 180.ayet)
"Allah'yn 99 güzel ismi vardir.Bu isimleri inanarak ve manalarini anlayarak sayip ezberleyen cennete gider. Süphesiz Allah tektir,teki sever."
(Müslim,8/164)
Allah'in ismi ve sifatlari ezelidir. Bu isimler,Allah ile kul arasinda bir bag durumundadir. Bu isimler olmasaydi, kulun Allah ile irtibati çok noksan kalirdi. Allah isminin disindaki isimler,ayni zamanda Allah'in sifatidr.
"Ey Insanlar!Siz Allahü Teâlâ'ya muhtaçsiniz. Zengin ve övülmeye layik olan ancak Allah'tir."
(Fatir suresi 15.ayet)
"Allahi anmak mübarek isimlerini okumak kalb ve ruhlarin sifasidir."
(Hadis-i Serif)
ALLAH (cc.)
Sevdiklerimize bilgimizin, kültürümüzün, geleneğimizin, dilimizin geliştirdiği en güzel kelimelerle hitap ederiz. Sevgilim, canım, ciğerim, servi boylum, ahu gözlüm, sultanım... vs. gibi kelimeler kimliklerini de beraberlerinde taşırlar. Dil bilimi bu kelimelerin hangi çağlardan, hangi dağlardan veya hangi bağlardan akıp, hangi medeniyetlerden süzülerek geldiğini belirler.
Şair: “Güzelliğin neye yarar, şu bendeki göz olmasa” der. Göz görür, gönül sever, akılda bu işe şaşar kalır. Gören gözü, seven gönülü, sevmeyi ve sevilenleri yaratan ise Allah (c.c.) dır.
Kedinin gözünde bülbül, bir yudumluk ettir. Öküzün gözünde çiçek bir çiğnemlik ottur. İnsanın gözünde ise binlerce şiirin yazılmasına binlerce resmin yapılmasına ilham kaynağıdır. İnsan ve kedi İkiside göze sahiptir ama Allahımız bize ayrı bir göz, ayrı bir gönül vermiştir.
Sevgimizi ve sevdiklerimizi yaratan Allah’ımızı seviyoruz. Peki ama Allah’ımızı tanıyor muyuz? Biz tanıdıklarımızı duyma, görme, tatma, koklama, dokunma gibi beş duyumuz, hafızamız ve genlerimizdeki programa göre tanırız.
Uzaktaki eşyayı gözümüz görmez. Sesini kulağımız işitmez. Duyu organlarımızın bir sınırı var. Hafızamızın sınırı da ana rahminden öne geçemez, kabirden öteye geçemez. Sınırlı olan sınırsızı kavrayamaz.
Şair: “İdraki uluhiyyetine var mıdır imkan Aklın dahi mahiyyetini bilmiyor insan” (İsmail Safa) “Akl”ın ne olduğunu kavrayamayan insan, bu akılla Allah’ın zatını kavramaya çalışıyor. Kavrayamayınca en kolay yolu seçiyor ve inkara yöneliyor.
Dede Korkut: "Yücelerden yücesin
Kimse bilmez nicesin
Görklü (güzel) Tanrı
Çok cahiller seni gökte arar, yerde ister
Sen hod (kendi) mü’minlerin
gönlündesin" der.
Rabbimiz: "Gözler onu idrak edemez. O gözleri idrak eder. O her şeye nüfuz eden iyilik yapan ve her şeyden haberi olandır” buyurur. (K.K. En’am 103) Sevgi gönülde olur. Ancak gönüldeki sevgi görünmez. O görünmeyen sevgiyi, sevgiliye gönderirken yine görünmeyen elçilerle göndeririz. Kelimeler elçilerimizdir.
Mecnun: “Leyla, Leyla” diyerek sevgisini açığa çıkarıyordu. Biz gönlümüzün tamamını Allah’a imanla süsledik. Dilimizi O’nun güzel isimleriyle süsleyelim. Böyle yaparken sevgimizi Mevla’mıza bildirmiyoruz. O zaten biliyor. Biz, Allah’ın güzel isimleriyle zikrederken, cümle aleme güzellikler saçarken, ağzımızı Allah’ımızın isimleriyle hem tatlandırıyor, hemde en güzel kelimelerle ağzımızı ayarlayarak kötü kelimelere yer vermiyoruz.
“Gül” deyince burnumuza güzel koku gelmez. “Bal” deyince ağzımız tatlanmaz. Gülü koklamalı, balı tatmalı.
Mevlana: “Ey Hu, Hu” diyen ve “Hu” demeye kanaat eden, “Hu” kadehinden içmeyince heva ve hevesten nasıl kurtulursun?” diyor. (T. Mevlevi Şerh.3447)
El-Esmâ-ül Hüsnâ= Allah’ın güzel isimleri bizi Allah’a götürürse, bizi benliğimizden sıyırır, kir ve pasımızı kazırsa, gülü koklar, balı tadarsak muradımıza ermiş oluruz.
Süleyman Çelebi: “Bir kez Allah dese Aşk ile lisan
Dökülür cümle günah mislü hazan"
Allah’ın isimleri aşk ile söylenirse üzüntü, stres, keder, gam ve günahın döküleceğini söylüyor. Dilinle Allah, Allah, Allah diyerek zikret. Kalbinle de Allah’ın yarattıklarını fikret, düşün. Fikirsiz zikirin, zikirsiz fikirin faydası yoktur.
Şeyh-ül İslam Yahya efendi:
"Bir alay olsa güzeller hep teveccüh yaredir
Halkı alem birbirine padişahı gösterir” diyor. Yani göz binlerce güzel görse de gönül yare yönelir.
Çünkü yaratılmışların her biri Yaratanı gösterir. Bazılarının günde yüz defa “Avrupa birliği, Avrupa birliği” diye zikrettiği bu günler de, bizde yüz bir defa “Allah, Allah, Allah" diye zikredelim.
Bakalım kim kazanacak?
Annenizi, babanızı, eşinizi, dostlarınızı
seversiniz ve sevdiğinizi uygun, güzel
bir kelime veya cümle ile ifade edersiniz.
Bu ifade etme işi yalnız karşı tarafa
bildirme işi değildir. Kendi iç dünyamızda
besleyip büyüttüğümüz sevginin dilimizde
kelimeden çiçekler açması gibidir. Gül
ağacı özünde taşıdığı çiçeğini bülbülüne
sunamazsa kurur. Tepeden tırnağa kadar
bütün hücrelerimizde ve gönlümüzde
taşıdığımız Allah'a imanımızın zikir çiçeğini
açtıramazsak biz de çöl gibi kurak, ateist-
gavur gibi çorak oluruz. Ot bitmeyen
toprak, meyve vermeyen diken gibi oluruz.
Toplumların kanını emen Siyonist, girdiği
ülkelerde kan, gözyaşı, yangın, radyasyon,
barut kokusu saçan kapitalist gibi oluruz.
Askerlik yaparken okuma yazma
bilmeyenlerin mektubunu ben okuyup
yazıverirdim. Bir arkadaşımıza mektup
eşinden gelirdi. İkinci mektup gelinceye
kadar o mektubu her gün bana okuturdu.
Ben okurdum. Benim dilimden ancak
kelimeler ve harfler çıkardı.
Ancak onun içinden geçenleri ben
anlayamazdım. Mektuptaki "Osman'ım"
sözcüğü bana göre yedi harfli bir sözcüktür.
Gel onu bir de Osman'a sor. O
"Osman'ım" sözcüğündeki "ım" eki neler
ifade ediyor.
Osman eşinin kendini sevdiğini biliyordu.
Ama tekrar tekrar "Osman'ım" kelimesini
duymak istiyordu. Bizim içimizi dışımızı
bilen Allah'ımız: "Ey iman edenler, Allah'ı
çokca zikredin" buyurur. (Ahzab 41)
Peki ama nasıl zikredeceğiz? Şair: "Kaddı
yâra kimi ar-ar dedi, kimisi elif/Cümlenin
maksudu bir amma rivayet muhtelif" diyor.
Yani sevgilinin boyunu kimileri serviye
benzetti, kimileri elife benzetti.
Hepsinin sevdiği ve anlattığı aynı ama
kelimeleri ayrı. Kelimelerimizin gücü bizim
kültürümüzle orantılıdır. "Gözüyün çapağını
yiyeyim" diyerek sevdiğini anlatmaya
çalışan biri, bir başkasını kusturabilir. Birisi
"Minik kuşum" derken, yılan yetiştiricisi de
"yılanım" diyebilir.
Onun için Rabbimiz " Size öğrettiği gibi
Allah'ı zikredin" buyurmuş. (Bakara 239)
"En güzel isimler Allah'a aittir. O isimlerle
Allah'a dua ediniz" buyurur. (A'raf 180)
Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'inde güzel
isimlerinden 99 kadarını bize bildirmiş. ,
Peygamber Efendimiz de dualarında
Rabbinin isimleri ile dua etmiş. El-Esma-ül
Hüsna hadisinde bize 99 tanesini
öğretivermiş. Kur'an ve sünnetin
öğrettiklerinin dışına çıkarsak çok iyi
niyetlerle biz de yanılabiliriz. "Allah'ın
isimlerinde sapanları/sapıtanları bırakınız"
buyurur. (A'raf 180)
"Allah üçtür" diyen Hıristiyanlar, "Allah
hiçtir" diyen ateist-gavurlar, "Allah
tabiattır" diyen eski dehriyyun, yeni
natüralistler hep Allah'ı tanımada kendi
akıllarını esas alıp Allâh'a sınır çizmişler ve
o sınırın dışına çıkmaya izin vermedikleri
bir mahkum haline getirmeye çalışırken
kendileri cehenneme mahkum olmuşlar.
Batıda Allah'ı Kiliseye mahkum ettiklerini
söyleyenler İslam aleminde de camiye
mahkum etmeye çalışıyorlar.
Ama siz "Lâ ilâhe" deki "Lâ" kılıcıyla
onların putlarını parçalıyor, denizin leşi
dışa attığı gibi kendini ilahlaştırmaya
çalışan şahıs, kurum ve kuruluşları gönül
denizinizden sürüp çıkarıyor ve "İllallah"
kelimei tayyibesiyle gönül denizini tertemiz
berrak hale getiriyorsunuz.
"La ilahe illallah" derken bir çok ilah var
da onları reddetmiyorsunuz. Onlar zaten
yoktu. Ancak kendini ilah zanneden
"Allah'ın dediği değil, benim dediğim olur"
diyen Firavunlaşmış insanlar var. Sen
onlara "delilik yapma, Allah'tan başka
Yaratan, Yaşatan ve Yöneten yoktur"
diyorsun. Haydin sizde günde yüz defa "Lâ
ilâhe illallah" demeye başlayıverin.
Güneş yedi renkten meydana gelir. Tek renk halinde görünür. Ama tabiatta milyonlarca renk cümbüşüne dönüşür.
“Allah” ismi bütün el-esmâ-ül-hüsnâ’sının manasını kendinde toplayan bir isimdir. Altı milyar insan, Allah’a inanır. Ancak Allah’ın isimleri, sıfatları ve fiillerinde herkes kendi ufku kadar Allah’a sınır çizer.
Biz ise aklımızla Allah’a sınır çizmek, tarif etmek yerine Rabbimiz Kur’anın’da kendini bize nasıl tarif etmişse biz öyle inanırız. Bizim imanımızın daha sağlam olduğunu söylememiz bundan kaynaklanmaktadır.
“Rahman, Rahim, Ğaffâr, Kahhâr isimleri Allah’ın güzel isimlerindendir” diyoruz da “Allah ismi, Rahmanın isimlerindendir” demiyoruz. Bu da gösteriyor ki bütün güzel isimlerin ma’nası “Allah” ismi içinde toplanmıştır. Onun için K. Kerim’de 2697 defa Allah ismi tekrarlanmıştır. Diğerleri bir veya birkaç defa tekrarlanmışlar.
Kelam sıfatının “Kün” = “ol” emriyle kainat yaratılmıştır. El-esmâ-ül-hüsnâ’sıyla varlığa tecelli etmiştir. Güneşin aynada göründüğü gibi tecelli etmiştir. Hz. Ali (r.a.) “nereye baksam Allah’ın san’atını, kudretini, ilmini görürüm” diyor.
Rabbimiz: “Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde karışıklık çıkararak bozgunculuk yapmayın” buyurur. (A’raf 74)
Bir haftalık çocuğunuzu nasıl dikkat ederek, hiçbir tarafını incitmeden severseniz, çiçekli bir bahçede dolaşırken çiçekleri ezmeden gezerseniz, yeryüzünü dolaşırken de “bu dağlar, bu taşlar, bu kuşlar, bu denizler, bu yıldızlar, bu çiçekler, bu böcekler Allah’ındır” diyerek dikkat edeceksiniz. Sevdiklerinizin çocuklarını, çiçeklerini korursunuz. Rabbiniz ise size bütün sevdiklerinizi yaratandır. Kainat dediğimiz “evren” Rabbimizin mülküdür. Allah’a iman eden onun mülkünü korur. Şirkle, isyanla, inkarla, israfla o mülkü kirletmez.
Çatık kaşlı, asık suratlı, cimri bir zenginin köşkünün bahçesinde kahve içen Neyzen Tevfik ağzına gelen balgamı atmak için sağına bakar gül var, soluna bakar sümbül var, önü ardı her taraf çiçek. Tükürecek yer bulamayınca ev sahibinin yüzüne tükürmüş ve “daha uygun yer bulamadım” demiş.
Yunus’un “sordum sarı çiçeğe” ilahisinde söylediği çiçeklerin “Allah” diyerek açtığını, derelerin “Allah” diyerek aktığını, rüzgarların “Allah” diyerek estiğini düşünen insan, havayı kokuşturamaz, dereyi kirletemez.
İşte Rabbimizin Kur’anın’da birinci derecede iman üzerinde durması bundandır. Günümüzde paraya tapanlar, para putunu kasasında tutmak için “İktisad” adı altında sanayii artıklarını temizlemeye yanaşmayıp, para putunu çevreyi korumak için harcayamadığından denizdeki balıkları, havadaki kuşları, dağlardaki ağaçları kuruttular.
Halk uyanmadan kendileri ucuz paralarla “çevreci dernekleri” kurdurup halkın gözlerini başka yerlere çekmeye çalışıyorlar. Allah’a iman eden herkes Allah’ın mülkünü korumakla görevlidir. Allah’ımız yalnız Müslümanların Allah’ı değildir. Bütün alemlerin Rabbidir.
Her gün namazımızda kırk defa bunu tekrarlıyoruz. Evrensel dinin mü’minleriyiz. Alemlere rahmet olan peygamberin rahmet ümmetiyiz. Avrupa birliğindekiler, Amerikadakiler, Afrika, Japonya ve tüm dünyadakiler, aynı güneşte ısınırlar, aynı Allah’ın kullarıdırlar. Hz. Adem’in çocuklarıdırlar.
Efendimiz: “Allah yeryüzünü bana dürdü/topladı, doğusunu da, batısını da gördüm. Bana dürülen o yerlere, yeryüzünün doğusuna da, batısına da ümmetim sahip olacaktır” buyurmuş. (Müslim fiten bab 5, Hadis 2889, Ebu Davud fiten 1 hadis 4252, Tirmizi fiten Hadis 2203, İbni Mace fiten hadis 3952.
Alemlerin Rabbi Allah’a ve alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.)e iman edenlere yeni ufuklar açılıyor. Hayırlı olsun.
|
|
| 21-02-2008 11:58 AM |
|
|
Tesekkür eden |
Lavinya (21-02-2008 12:13 PM) |
 |
Ziyaretçi.
Banned
Mesajlar: -12
Grup: Banned
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Tesekkür: 523
388 konuda 589 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
ADL
Adil olan, adaleti emreden
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (Maide Suresi, 8)
Allah adalet yapanların en hayırlısıdır. O'nun düzeni tüm kainatı kuşatmıştır. O, adaletini dünyada ve ahirette kullarına gösterecektir. Herşeyi hakkıyla gören, herşeyin içini dışını bilen, herşeyden haberdar olan Allah'ın tüm işleri hikmetli ve adaletlidir.
İnsanların yaşamları boyunca işledikleri tüm fiiller muhakkak Allah'ın adaletine göre değerlendirilecektir. Zulüm yapanların zulümlerinin elbette karşılıksız kalmayacağını, iyi tek bir sözün bile mükafatının verileceğini, Allah Kuran'da bize haber vermektedir. Tüm bunların adilce değerlendirileceği yer ahirettir; Allah'ın sonsuz adaletinin tecelli edeceği yer...
Dünya hayatında inkarcıların peygamberlere ve müminlere çıkardıkları zorluklar, attıkları iftiralar, işledikleri günahlar elbette karşılıksız kar kalmayacaktır. Müminlerin cennetteki derecelerini yükselten tüm bu zorluklar, inkarcıların da cehennemin en alt tabakalarında bulunmalarına vesile olacaktır. Allah hesap gününde son derece duyarlı terazilerle hiç kimseyi haksızlığa uğratmayacak, dünyada onlara verdiği sürenin sonunda sonsuz adaletine uygun olarak hesabını çok seri olarak görecektir. Şüphesiz Allah herşeyi bilen ve vaadine en sadık olandır. İnsanlar dünyada yaptıklarının karşılığını ahirette muhakkak göreceklerdir. Böylece inkarcılar, içinde yaşadıkları inkarın, en acı şekilde karşılığını bulacak, Allah'a imanlarında ve bağlılıklarında kararlı olanlar ise yaptıklarının karşılığını en güzeliyle muhakkak Allah'tan alacaklardır. Ayette şöyle buyrulur:
Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir. (Fetih Suresi, 10)
Ancak burada üzerinde önemle düşünülmesi gereken bir nokta vardır. Allah'ın adaletini düşünürken kesinlikle bir insanın adalet anlayışıyla kıyaslama yapılmamalıdır. Çünkü inkar eden bir insan isteklerine ve zaaflarına uyabilir, adaleti gözetirken duygusallığa kapılabilir, bir konu hakkında yanlış hükümler verebilir ve yapılanları unutabilir. En önemlisi de karşısındakinin içinden geçirdiklerini bilmesi mümkün değildir. Allah ise asla yanılmaz ve asla unutmaz. Her insan için onun her hareketini gözetleyen ve kaydeden melekler tayin etmiştir. Bu melekler insanların hem içinden geçeni, hem de tüm eylemlerini yazarlar. Sonuç olarak Allah insanın ruhuna tamamıyla hakimdir. En adaletli hüküm verecek olan da Rabbimiz'dir. İsra Suresi'nin 71. ayetinde, Allah'ın sonsuz adalet sahibi olduğu şöyle haber verilmektedir:
Her insan-grubunu imamlarıyla çağıracağımız gün, artık kimin kitabı sağ eline verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlar, bir 'hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar. (İsra Suresi, 71)
Yapılan tüm kötülüklerin, inananların aleyhine kurulan örgütlenmelerin, hazırlanan tuzakların karşılığı en küçük ayrıntısına kadar ahirette verilecektir. Allah inkarcılara, dünya hayatında aslında yalnızca onların kötülüklerini artırmaya neden olacak mal, mülk, zenginlik ve bunun gibi birçok imkan verebilir. Allah ayetlerinde bunlara aldanılmaması gerektiğini bildirmiştir. Çünkü kısacık dünya hayatının karının, ahirettekinin yanında hiçbir anlam ve öneme sahip olmadığı şüphe götürmez bir gerçektir. Hele sonsuz bir cehennem inkarcılara gittikçe yaklaşıyorken...
Asıl yurt olan ahirette her nefis yaptıklarını karşısında hazır bulacaktır. Allah sonsuz adaletinin tecellisini kullarına, cennetinde ve cehenneminde sonsuza kadar gösterecektir. Allah en sonunda Kendisi'ne inananlarla inanmayanların arasını hak ile ayıracaktır.
Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine Suresi, 8)
Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir. (Nisa Suresi, 58)
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir.
Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)
De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir. (Sebe Suresi, 26)
|
|
| 21-02-2008 12:18 PM |
|
|
Tesekkür eden |
merdo (21-02-2008 01:48 PM) |
 |
merdo
Super Moderator
     
Mesajlar: 1,232
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 18
Tesekkür: 831
530 konuda 781 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
EL BEDİ Güzeller Güzeli
Senin Cemil ve Bedi Cemaline, bütün alem gibi bizlerde vurgun, tutkun ve meftunuz. Sana ilanı aşk ediyoruz. Bizi Bedi Cemaline kavuştur ve ilanı aşkımızı Vuslata çevir. Cennet’te Cemal’inin güzelliğinin tecellileri hürmetine, Cemaline Meftunlar yüzü suyu hürmetine bizleri Cemalinle müşerref eyle. Amin.
EL BEDİ
Ey Güzeller Güzeli, güzelliği emsalsiz ve yarattığı her şeye farklı ve Bedi bir güzellik veren Bedi olan Allah’ım. Sen, geçmiş gelecek bütün güzellikleri yaratan, ezeli ve ebedi Güzel’sin.
“Göklerin ve yerin yaratıcısıdır. O, bir işe hükmetti mi Onun için yalnızca “ol” der, o da oluverir” (Bakara 117)
Sen yarattığın her şeyi farklı, taklit edilmemiş ve emsali görülmemiş bir güzellikte yaratan Bedi’sin. Senin yoktan ve modelsiz yarattığın şeyleri insanlar, az bir taklitle, az bir şekil değişikliğine uğratarak keşif yaptık derler. Her şeyi kendine has orijinal yaratan ancak Bedi olan Sensin.
Sen hem zatında hem de sıfatlarında Bedi olan ve bütün güzellikleri yaratan tek Bedi’sin.
Sen, bütün kar tanelerini birbirinden farklı yarattın. İnsanların baş parmaklarını biribinden farklı yarattın. Anne karnındaki bebeği, bütün bebeklerin yüz şekillerini ve öbek öbek yıldızları içine alan yüz milyarlarca galaksilerin şekillerini de bir bir birinden farlı bir güzellikte Bedi olarak yaratansın.
Semaları yıldızlarla bezeyen Sen, Arşı Azam’ını da semalar büyüklüğündeki zinetlerle Bedi olarak bezeyensin.
İnsanı en güzel bir şekilde yaratan Sen, bütün insanları birbirinden farklı güzellikte yarattığın gibi, Güzellik Güneşi, hilkat ağacının en son ve en parlak meyvesi olarak, zahiri ve batini Güzeller Sultanı olarak, en Bedi bir şekilde Habib’ini yarattın. Kelimeler O’nun güzelliğini anlatamaz. Sözler O Güzellik Kaynağını anlatmaya yetersiz kalır. Nasıl anlatılabilir ki, Sen Güzel isimlerinle Habib’ini isimlendirip bezedin ve Güzelliğinden güzellik verdin O’na.
Yusuf’un güzelliği zahiri, Habib’inin güzelliği zahir ve batında zirvedir. Yusuf’a Züleyha, Habib’ine ise 18 bin alem ve içindekiler meftundur. Her şeyden önemlisi Sen, bambaşka bir sevgi ve muhabbetle Habib’ini sevdin ve kimseye vermediğin Habibullah’lık (Allahın sevgilisi, Allah’ta O’nun Sevgilisi) makamını Habib’ine verdin. Habib’ininin güzelliği Bedi’dir.
Ey Güzeller Güzeli Bedi olan Allah’ım! Sen binlerce güzellikte, binlerce Esmaül Hünsa sahibisin. Cevşen’de 1001 güzel ismin var. Bizim bilmediğimiz, hatta hiçbir mahlukuna öğretmediğin, sadece Kendinin bildiği birbirinden güzel binlerce ismin var. Gerçek ve hakiki Bedi ancak ve ancak Sen’sin.
Senin Cemil ve Bedi Cemaline, bütün alem gibi bizlerde vurgun, tutkun ve meftunuz. Sana ilanı aşk ediyoruz. Bizi Bedi Cemaline kavuştur ve ilanı aşkımızı Vuslata çevir. Cennet’te Cemal’inin güzelliğinin tecellileri hürmetine, Cemaline Meftunlar yüzü suyu hürmetine bizleri Cemalinle müşerref eyle. Amin.
Alıntı
|
|
| 26-02-2008 09:28 AM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
Ziyaretçi.
Banned
Mesajlar: -12
Grup: Banned
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Tesekkür: 523
388 konuda 589 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?

Aziz : Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip olan.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"..O, üstün ve güçlü olandir, hüküm ve hikmet sahibidir." (1)
Kur'an-ı Kerim'de doksanbir yerde geçmektedir. Fakat hiç bir yerde tek başına zikredilmemiş; daima Esma-i Hüsna'dan diğer bir isimle beraber varid olmuştur.
Allah'ın 'Aziz' sıfatı, O'nun hiçbir zaman mağlup edilemeyeceğini, her zaman galip olanın Kendisi olduğunu ifade eder. Allah kainatta mutlak kuvvet sahibidir ve O'ndan üstün hiçbir güç yoktur.
Kainattaki tüm düzeni, insanların sırrını kavramaya güç yetiremedikleri veya yeni yeni keşfedebildikleri her türlü kanunu yaratan Allah'tır. Bunun yanı sıra yeryüzünde bulunan her canlıyı yaratan da O'dur. Allah'ın kainatta kendini gösteren sonsuz gücü ve kudreti karşısında, yarattıklarının acizliği ise apaçıktır. Yarattığı tüm varlıklar ancak O'nun emriyle hareket edebilmekte, yaşamlarını sürdürebilmekte, belirli bir düzen içinde var olabilmektedirler.
Kuşkusuz bu acizlik yeryüzüne hakim olduğunu zanneden insan için de geçerlidir. Bir insan ne kadar güçlü, zengin ve itibar sahibi olsa da, Allah karşısında acizdir, güçsüzdür. Ne malı, ne parası, ne de ona itibar eden insanların sayısı, onu Allah'ın azabına karşı koruyamaz. Ancak Allah'a teslim olan, O'nun emirlerine uygun yaşayan, rızasını kazanmaya çalışanlar hariç. (2)
O hiç bir şekilde ve surette asla yenilgiye uğramayan, her şeye gücü yetendir.
O, haksızlık yapılamayacak kadar güçlüdür.
O en üstündür, en yücedir, şeref ve izzet sahibidir.
Gayet izzetli, onurlu ve şanlıdır. Hiçbir şekilde mağlup edilmez, her işinde gâlibdir. Yahut eşi benzeri yoktur ve gayet yüksektir. Yani . "Hiçbir şey O'nun dengi olmamıştır.(İhlâs, 112/4)âyetinde ifade edildiği gibidir. Yahut dilediğini yapan yani (Hûd, 11/108). [/color]Bununla beraber alçaklığı, ahlâksızlığı, küfür, zulüm, fesad, isyan ve küfran gibi fenalıkları sevmez.
O'nun gücünü bilmek, O'nu hatırdan çıkartmamak, günahlardan uzaklaşmayı, yararlı işlerle meşgul olmayı sağlar. Mutlak Hâkimin Allah'tır. Sevk ve idare O'nun elindedir. O'nun koruma ve himayesi olmadan korunulamaz. O'nun yardımı olmadan başarılı olunamaz. Acizliğini samimiyetle kabul etmek, Allah'ın izzetini müşahede etmeyi sağlar.
"Yâ Âzizü" Her kim bu ismi kırk gün sabah namazından sonra 40 kere okursa Cenab-ı Hak hazretleri onu hiç kimseye muhtaç eylemez. (4)
_______________________________
Kaynaklar:
1) İbrahim,4
2) Allah'ın İsimleri,© 2005 Harun Yahya
3) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985
4) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
5) Islam City
|
|
| 26-02-2008 10:05 AM |
|
|
Tesekkür eden |
merdo (26-02-2008 10:15 AM) |
 |
merdo
Super Moderator
     
Mesajlar: 1,232
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 18
Tesekkür: 831
530 konuda 781 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
Ey Fettah olan Allahım
Ey kullarına sürekli ve sayısız güzel kapılar açan
Güzel Allahım. Sen sınırsız manevi ve maddi fetih
kapılarını bizim için aç. Kalmasın fethedilmedik bir
gönül kapısı. Gönülelre taht kuralım. Seni, Habibini ve
tüm yarattıklarını sevelim, sevdirelim.
Ey Güzel Allahım, Senden diliyor ve dileniyoruz. Senin
adınla çaldığımız bütün kapılar açılsın bize. Açılsın
gönül kapıları. Gönüllere taht kuralım. Tahtı
Süleymandan ziyada tahtımız ve bahtı Süleymandan Ziyade
bahtımız olsun. Çünkü bizler Senin Habibinin, Segilinin
ümmetiyiz.
Ey bütün kapıları açan Allahım. Ne olur açılsın gönül
kapıları bize. Seni çok ama çok sevelim. Seni sevdikçe
sevelim. Sevginde, aşkında derinleşelim. Sana aşık,
vurgun, tutkun bir hayat yaşayalım. Ümmeti Habibullah
olan her birimiz Hıbbullah (Zeydin oğlu Üsame için ve
B.Ş. Kılınç için kullanılan ünvan-Allahın Sevgiliciği
anlamına gelir) derecesine erelim.
Ey Güzel Allahım, Sen bir kapıyı kapatırsan yerine
yüzlercesini, binlercesini açarsın. Ruhanilere sayısız
kapılar açtın. Büyük patlamayla uzayın kapılarını
açtın, bebekliğimizde ve düya hayatımzıda bizlere
sayamıyacağımız kadar çok kapılar açtın.
Ne olur Habibin aşkına bizlere bütün hayır kapılarını
aç. Ya erhamerrahimin ve ya Zel Celali VEL ikram ne
olur Cenettin bütün kapılarını bizim için aç. Cennette
Cemalinle, Habibnle ve En Sevdiklerinle bizleri
şereflendir. Ey Güzel Allahım 99 Güzel İsmin ve 1001
güzel isimlerini en güzel bir şekilde öğrenmeyi bizlere
nasip eyle.
Aç Allahım, ilim kapılarını, aç alahım fehim ve hikmet
kapılarını bizim içim. Ümmeti Muhammede, bize ve
kıyamete kadar gelecek nesillerimize...
Güzel Allahım güzel isimlerini bol bol anmayı bizlere
nasip eyle. Adın anılınca bütün kapılar açılsın bizim
için. Sevenlerini iki cihanda aşkınla aziz eyle...
Bizlere Fetih suresini ve Nasr suresini bol bol okumayı nasip eyle.
Nasr Suresinde belirttiğin gibi inşallah en kısa zamanda:
"Fevc fevc insanlar ve ülkeler gümbür gümbür islama girsinler.
Gümbür gümbür kıtalar kaysın islama.
Kalmasın dünyanın dörtbir bucağında aşkını tadmadık gönül.
Bizlere Fethi Cihan için yeni yeni yüzlerce projeler üretmeyi ve uygulamayı nasip eyle... Amin
|
|
| 27-02-2008 04:07 PM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
Ziyaretçi.
Banned
Mesajlar: -12
Grup: Banned
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Tesekkür: 523
388 konuda 589 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?

El-MÜHEYMİN
Müheymin : Gözetici ve koruyucu olan, doğrulayıcı ve güvenilir
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (1)
Görüp gözeten, her şeye şahid olan koruyan ve bekçilik eden de O'dur.
Müheymin kelimesinin aslı "Müeymin"dir. Kolaylık için kelimedeki hemze harfi "ha" harfine dönüştürülmüştür. Arap dilinde bu tür dönüşümler vardır. (2)
Müheymin, kıyamet günü, kendisine ibadet edenlerin ibadetinden ve sevabından bir şey eksiltmeyendir. Allah sevp vermekten aciz kalmadığı gibi onu zorlanarak veren değildir. Sevap vermekle kendisinden ve mülkünden bir şey eksilmez ki, sevabını kısıp sınırlasın. O, mülkünden faydalanan değil ki, başkası faydalandığında mülkünden bir şey eksilsin.
Allah, asilerin de isyanlarından ve hak ettikleri cezadan bir şey artırmaz. Allah, cehennem ehlinin azabını "ceza" (amellerin karşılığı) olarak adlandırmıştır. Bu yüzden günah olmayan şeyin cezası (karşılığı) yoktur. Bu da Allah'ın inkarcıların ve asilerin cezalarını arttırmayacağını göstermektedir.
Müheymin, doğrulayıcı, tasdik edici ve güvenilir anlamındadır. Kur'an, kendisinden önceki kitapları doğrulayan bir kitaptır. (2)
Tüm evrenin kusursuz bir düzen içerisinde var olmasını sağlayan fizik yasaları, onları meydana getiren Allah'ın, kulları üzerindeki İlahi korumasına da en güzel delilleri oluştururlar.
Söz gelimi yer çekimi yasasını düşünelim. Bu çekim kuvveti daha zayıf olsaydı neler olurdu? Öncelikle hafif şeyler yeryüzünde sabit duramayacaktı. En ufak bir esintide yerden kalkan toz ve kum taneleri saatlerce havada uçuşacaktı. Yağmur damlalarının hızı çok yavaşlayacak, yere inmeden yeniden buharlaşacaklardı.
Örnek olarak verilebilecek bir başka yasa Newton'un kütlesel çekim kanunudur. Bu yasa dünyanın, ayın ve gezegenlerin yörüngelerinin içinde bulundukları hassas dengeyi açıklar. Bu dengede meydana gelebilecek en küçük bir bozulma, Dünya'nın ya hızla Güneş'e yaklaşıp sıcaktan kavrulmasına ya da Güneş'ten uzaklaşarak uzaya savrulmasına ve mutlak soğuklukta donmasına sebep olacaktır.
Peki cisimler ve yüzeyler arasında sürtünme kuvveti yaratılmamış bir Dünya nasıl olurdu? Kalem insanların ellerinden kayıp düşecek, kitaplar ve defterler masanın üzerinde kayacak, masa, döşeme üzerinde kayıp bir köşeye çarpacaktı; kısacası tüm cisimler, yanları bir yüzeye gelene kadar kayacak ve yuvarlanacaklardı. Sürtünmesiz bir Dünya'da tüm düğümler çözülecek, çiviler ve vidalar yerlerinden çıkacak, arabalarda fren tutmayacak, ses asla dinmeyip bir duvardan ötekine yankılanıp duracaktı....
Allah'ın canlıların korunmasına yönelik yarattığı özellikler, kuşkusuz sadece fizik yasaları ile sınırlı değildir. Buna bir başka örnek de insanın üzerinde bulunduğu yeryüzünün sağlam ve güvenlikli kılınmasıdır. Dünyanın merkezine doğru inildikçe ısı, her kilometrede 30°C artar. Ve çekirdekte bu ısı 4.500°C gibi inanılmaz bir yüksekliğe erişir. Yerin sadece 1 km aşağısındaki sıcaklığın 60°C'ye yakın olduğu düşünüldüğünde bunun ne kadar büyük bir tehlike olduğu açıkça görülmektedir. Halbuki tüm canlılar büyük bir güvenlik içinde, altlarında kaynayan magmadan habersizce yaşamlarını sürdürmektedirler.
Açıkça görüldüğü gibi Allah içinde bir ateş topu barındıran Dünya'nın yüzeyinde mükemmel bir düzen yaratmıştır. Hiçbir yer için en ufak bir başı boşluk söz konusu olmamaktadır. O, gökleri ve yeri kontrol altında tutmakta, kainattaki tüm canlıları bildikleri veya bilmedikleri büyük tehlikelere karşı her an korumaktadır. İnsanı ise daha cenin halindeyken savunması sağlam olan bir yere yerleştirerek korumaya almıştır.
Görüyoruz ki insanların çoğunluğunun doğal karşıladığı pek çok özellik asıl olarak Allah'ın kullarına olan merhametine ve İlahi korumasına işaret eder. Çünkü düzeni ve birliği sağlayan yüzlerce fizik yasasının şu an oldukları şekilleriyle var olmaları için hiçbir zorlayıcı neden yoktur. Allah koruyucuların en hayırlısıdır. (4)
"El Müheymin" Her kim bunu yazıp üzerinde bulundurursa bütn malı ve rızkı Hak tealanın hıfzında ve emanında olur. Yine demişleerdir ki, bir kimse gusül eyleyip bu ismi 100 kere okusa o kimsenin dışı parlak ve nurlu olur. (3)
-------------------------------------------------------------------
Kaynaklar:
1) Haşr, 23 - Al-Hashr, 23 (The Gathering)
2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
3) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
4) Allah'ın İsimleri,© 2005 Harun Yahya
5) Islam City
6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985
|
|
| 19-03-2008 02:31 PM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
merdo
Super Moderator
     
Mesajlar: 1,232
Grup: Super Moderators
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Reputation: 18
Tesekkür: 831
530 konuda 781 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?
Ey El Hafiz ve El Rafi olan güzel Allahım.
"YA HAFİZ"
Sen dilediğinin derecelerini alçaltan El Hafiz ve
dilediğinin derecelerini de yükselten El Rafi'sin.
Şirke girenleri, burnunu dikip böbürlenenleri,
zulmedenleri, alçalttıkça alçaltırsın.
Sen bizleri ve kıyamete kadar gelecek nesillerimizi,
şirkten, şeytandan, ve özellikle büyük günahlardan,
Habibin yüzü suyu hürmetine koru.
"YA RAFİ"
Sana yönelenleri, Habibine gönül verenleri, yoluna
düşenleri, Sana aşık, yoluna vurgun olanları, mütevazi
olanları büyüttükçe büyütürsün.
Sen Habibini Şanı pek yüce bir Peygamber ettin. Bizleri
ve kıyamete kadar gelecek nesillerimizi de Seni bilmek
ve bildirmek, sevmek ve sevdirmekle namlı, şanlı eyle.
Seni anlatan bir dil eyle bizi. Etrafımıza, kendimizi,
arabamızı, evimizi, makamımızı, çocuklarımızı,
particikleri değil de, Seni anlatalım. Çünkü Sen seni
anlatanı iki cihanda derecelerini yükseltir ve başlara
tac edersin. Aziz edersin. Diğer insancıkları da zelil
edersin.
|
|
| 19-03-2008 02:37 PM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
Ziyaretçi.
Banned
Mesajlar: -12
Grup: Banned
Katılım: Feb 2008
Durum:
Çevrimdışı
Tesekkür: 523
388 konuda 589 teşekkür!
|
RE: En Güzel İsimler ALLAH (c.c.)'ındır...Varmısınız...?

Mü'min : İnanan ve koruyan
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (1)
Allah, kıyamet günü azap gören mü'minleri cehennemden çıkardıktan sonra onlara derki: "Mü'min benim, sizler de mü'minlersiniz" Allah, sözünün doğru olduğunu ispatlayandır, mü'min kullarını imanlarında yanıltmayan, onları doğru yola çıkarandır, kullarına va'dinde sâdık olandır, insan kalbini şüphe ve tereddütlerden kurtararak imana kavuşturan, kalplere iman bağışlayan; yaratıkların zulümden, muminleri azaptan emin kılan; onların şahitliklerini kabul ve tasdik eden; taahüdlerini mutlaka yerine getirendir.
İhlasla "Yâ Mü'min" diye bir müslüman bu isme devam etse, küfürden, şirkten, yalandan, insan ve cin şerrinden emin olur. Her türlü hastalıktan kurtulur. (3)
====================================================
Kaynaklar:
1) Haşr, 23
2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
3) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002
|
|
| 24-03-2008 09:56 PM |
|
|
Tesekkür eden |
|
 |
|
|
 |
|
|