Ayrıntılı konuşan insanlar, aynı zamanda ayrıntılı düşünen insanlar mıdır? Galiba biraz öyle. Ama bu, durumdan çıkarılacak tek sonuç değil.
Konuşurken ayrıntı denizinde boğulmaktan, kendisine uzatılan can simidini göremeyen bir arkadaşım vardı. Doktoru onu şöyle tanımlamış:
“Sen konuşurken sözcüklerin arkasında bulanıklaşıyor ve kelime işleyen bir nakkaşa dönüşüyorsun.”
Cümleyi duyar duymaz, kendisinin de ne kadar ayrıntılı konuştuğunun farkında olan birisi olarak gözlerim korkuyla kısıldı. Arkadaşım anladı, güldü.
“Korkma…Sen, benim kadar feci durumda değilsin, ama ayrıntıdan muzdarip birisi olarak bu konuda söyleyeceklerim var.” dedi.
' Kendisini illâ ki doğru anlatma derdinde olan insanlar, ayrıntılı konuşurlarmış. Düşünürlermiş ki; kendilerine ait ayrıntıların oluşturduğu bütünü; ancak bu ayrıntıları verirlerse doğru olarak ortaya koyacaklar. Oysaki anlatıcının aktardığı ayrıntıların oluşturacağı bütün, dinleyici zihninde şekillenecek ayrıntılarının oluşturduğu bütünden farklı olacağı için sonuç olarak, yine aynı bütünlere varılamaz.”
Ben de güldüm. Hem söyleyene, hem de şu cümlelerde bile geçen ayrıntıya bak” diyerek.
Şu yazıya bakılırsa ben de, hâlâ ayrıntılı konuşuyorum. ..
( alıntıdır )