

Allah’ım!
Bizi en hayırlı kullarınla haşret. Kulaklarımız, gözlerimiz ve kuvvetimizle bize hayat vereceğin şeyler almamızı ihsan et.
Bu kazanacağımız hayırlı şeyleri arkamızdan bize varis kıl. Bize zulmedenlerden intikamımızı al.
Bize düşmanlık edenlere karşı bize yardım et.
Günahlarımızı affet. Bela ve musibetlerimizi defet. Hastalarımıza şifa ver. Gönüllerimizi nurlandır.İhtiyaçlarımızı yerine getir.
Ecdat ve evlatlarımıza merhamet et. Allah’ım, şu geçici dünyayı en büyük kaygımız ve ilmimizin son hedefi kılma.
Bize dînî ve dünyevî musibetler verme. Günahlarımız yüzünden bize merhamet etmeyecekleri bize musallat etme. Bize rızık ver.
“Ey zayıfların yardımcısı,
Ey fakirlerin hazinesi,
Ey gariplerin sahibi,
Ey dostların yardımcısı,
Ey düşmanların kahredicisi,
Ey gökleri yükselten,
Ey belaları kaldıran,
Ey dostların can yoldaşı,
Ey takvâ sahiplerinin sevgilisi,
Ey zenginlerin ma’budu”
Âlem-i İslâm’a bir ferec ver, bir saadet ver, bir necat ver!
“Allah’ım Sen Melik, Hayy, Kayyum, Hak ve Mübînsin.
Senden başka ilâh yoktur. Sen benim Rabbimsin. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum.
Allah’ım Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz.
Bütün hamd ve senâ, minnet ve şükür Allah’a mahsustur.
Ey Allah’ım, ey Rabbimiz!
Bizi Cehennem ateşinden halas eyle, muhafaza et, necat ver.
Allah’ım bize afiyet ver, bizi affet, bizi iyilerle birlikte pâk ve temiz diyarın olan Cennete koy.
Bunu sadece affınla yap, ey kullarını azaptan koruyan Mücîr!
Fazl ve kereminle olsun, ey bütün günahları bağışlayan Gafûr!
Ben, şu kıymetli ve şerefli isimlerinin, şu yüce ve latif sıfatlarının hakkı için istiyor ve yalvarıyorum ki,
Efendimiz Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a onun yaptığı iyilikler sayısınca salât ve selam eyle!

Allah’ım bizi gazabınla öldürme, ibret verici azabınla helâk etme. Bundan önce bizi affet, ey merhametlilerin en merhametlisi!
Allah’ım bize ilmini öğret, isim ve sıfatlarının hakkında bize anlayış ver, bize yardımının zırhını kuşandır.
Allah’ım, bizi Sana şükreden, Seni zikreden, Sana doğru kaçan, Sana itaat eden, Sana tevâzuyla boyun eğen, Sana kusurunu bilerek yalvaran ve Sana tevbe eden kimseler eyle.
Allah’ım, tevbemizi kabul eyle, ruhumuzu yıka, temizle, sözlerimizi doğrult, göğsümüzdeki kinleri gider, kalplerimizden intikam, kin ve düşmanlığı temizle.”

Bize musallat olan zalimlerin zulümlerini yüzlerine çarp Yâ Rab!
Ayaklarını birbirine dolaştır, onları kahr-u perişan et Yâ Rab!
Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin Yâ Rab!
“Biz ancak Sana ibadet eder ve ancak Senden yardım isteriz!”
Bize rahmetinle, merhametinle, fazlınla kereminle muamele et Yâ Rab!
Dualarımızı kabul buyur!
Yâ Rabbi!
Bize ve neslimize Nûr’unla hayat ver!
Yâ Rabbi!
Bizi ve neslimizi Nûr’unla yaşat!
Ve o Nûr’unla huzuruna al!
Yâ Rabbi!
Bizi ve neslimizi bize ihsanın olan Nûr’unla haşret!
Lutfet! Kerem kıl!
Hatalarımızı ve seyyiâtlarımızı mağfiret eyle!
Ve bizi, başında Habîb-i Zîşân’ın olan Hazret-i Muhammed Sallallâhu Aleyhi ve Selem Efendimiz’in Fırka-i Nâciye-i Kâmile’sine ilhâk eyle!
Mübarek günlerin hürmetine, Habibin başta olmak üzere elçilerin hürmetine, mübarek zatlar hürmetine kabul buyur Yâ Rab!
Şu an, Kâbe-i Muazzama’da ve Mescid-i Nebevî’de Sana dua eden, Sana yalvaran, Senden af ve mağfiret, inayet ve nusret isteyen mübarek ve muhterem zatların dualarını da kabul et Yâ Rab!

Allah’ım, kalplerin tabîb ve ilacı, bedenlerin afiyet ve şifâsı, gözlerin nûru ve ışığı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, salât ve selâm eyle!
Âlemlerin Rabbi olan Allah’ a hamd olsun. Salât ve selâm Peygamberimiz Muhammed’e, onun bütün âl ve ashâbına olsun!
Âmin. Âmin. Binlerle âmin. ve ilacı, bedenlerin afiyet ve şifâsı, gözlerin nûru ve ışığı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, salât ve selâm eyle!
Âlemlerin Rabbi olan Allah’ a hamd olsun. Salât ve selâm Peygamberimiz Muhammed’e, onun bütün âl ve ashâbına olsun!
Âmin. Âmin. Binlerle âmin.

Cumanız mübarek olsun...dualarınızın bu güzel gündeki özel saate denk gelmesi temennizi ile sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum
Sevaba kavuşamayacağın yere ayağını koyma. Günah işlemeyeceğin yere otur. Başka yere oturma.
Allahü teâlânın beğendiği işleri yapmakta yardım isteyeceğin kimseden başkası ile oturup kalkma.
En güzel nasîhatçı seni Mevlâ'ya sevk edendir.
Kendisi hatırlanınca, Allahü teâlâyı hatırlatanlarla berâber ol."

Neden geceleri korkar insan? Neden ürperir? Gece, neden sadece karanlık demektir kimilerine göre: Uyku demektir ya da kötülük.
Neden harcanır geceler? Zamanın yararsız bir kısmı gibi çöpe atılır. Rabbimizin belirttiği gibi bir dinlenme vaktidir elbette. Ama keyifle geçirilecek, başından sonuna kadar yatılacak kadar da değersiz değildir.
Gece, Rahman’ın dünya göğüne tecelli ettiği saatleri taşır içinde. Her duanın kabul edildiği, tevbe edenlerin affedildiği anlardır o saatler.
Yüreği geceden daha kara olanlar, fırsat bilirler karanlığı, kötü emelleri için. Oysa gece masumdur. Yakarışları taşır bağrında, sessiz akan gözyaşlarına şahit olur. İçten yapılan dualara, istiğfarlara.
Karanlık sanmayın sakın geceleri. Aydınlıktır geceler. Aydan, yıldızlardan daha parlak, müminin yüreğinde ki nur aydınlatır onu.
Gece mümini sever, mümin geceyi. İbadeti neşedir gecenin. Ağlayarak secdelere kapanmanın hazzı yaşanır, karanlığın o kuytu yerlerinde. Birilerinin kötülüklerini karanlıklarda saklamasına inat, en halis, en temiz ibadetler saklanır insanlardan. Riyasız, gösterişsiz, mutmain ameller yapılır gecenin derinliklerinde.
Riyasızdır gece. İçten ve samimidir. Ve öylelerini misafir eder saatlerinde.
Ve, sıcak yataklarını sırf Allah rızası için terk edenler, sabahlara kadar deliksiz uyuyan, uzun rüyalar gören kişilerden, daha dinç başlarlar güne. İstiğfarları doldurur seher vakitlerini. Ve güneşten daha parlak doğarlar güne.
Gündüz korkutmaz artık onları. Allah’a isyanla kararmış olan gündüzler, gecelerini aydınlatanların nuruyla dolar. Gece başlayan ibadetler devam eder gün boyu. Ve zaman şahitlik eder zamanın kıymetini bilenlere. Gece ve gündüz şahitlik eder.
Asra andolsun ki insan ziyandadır…
“Yoksa o, gece saatinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umut eden (gibi) midir? Deki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler.” (Zümer: 9)
Yoksa hâlâ karanlık mı geceleriniz?
RAZİYE NUR TUNA

hayırlı cumalar selam ve dua ile